Mazlûmun en büyük silâhı, duâdır. Duâ, insanın acziyetini hissetmesi, zaaflarını dile getirmesi, boynunu bükmesi, pişman olması, kısacası “kul” olduğunu bilmesidir. Kendi kulluğunu bilen, Allah Teâlâ’nın da büyüklüğünü, yüceliğini, kudretini, ilmini, hikmetini anlamış demektir.
Dua ile Rabbin yardımını niyaz etmek, her mü’minin şiârı olmalıdır. Zira ilâhî yardım bir kula erişecek olursa, onu hiçbir güç mağlup edemez.
Duâ ve istiğfardan sonra ölüye en çok fayda sağlayan şey, onun adına tasadduk ve infakta bulunmaktır.
Cuma günü, içinde duaların kabul edildiği zamanın da bulunduğu çok mübarek bir gündür. Cuma günü, duaların kabul edildiği zamanı yakalama ümidiyle ibadet ve dua ile geçirilmelidir.
Ramazan ayında neler yapabilirsiniz? İşte Ramazan'da yapabileceğiniz ibadetler...
Hak dostlarının en büyük gayret ve himmetleri, ilâhî hakîkatlerden uzak düşmüş hasta ve gâfil kalpleri İslâm ve îmânın nûruyla ebedî şifaya kavuşturmak, müʼminlerin mahzun ve mağmum gönüllerini ise şefkat ve merhametle ihyâ etmekten ibârettir.
Filistin halkına destek amacıyla Yenikapı'da düzenlenen "Zulme Lanet Kudüs'e Destek" mitingi, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın yaptığı dua ile sona erdi. İşte Ali Erbaş'ın Kudüs için yaptığı dua...
Ramazan-ı şerif, hem bir şifâhâne, hem bir diriliş ve gelişme ve hem de yeni yeni açılımların ve terakkilerin mevsimidir. Arınma, affedilme ve nice nice faziletlerle bezenme ayıdır. Bu anlamda Ramazan-ı şerif ayı hem ıslah, hem ihyâ ve hem de inşâ ayı olarak değerlendirilebilmelidir.
Her insanın hayatı kendi tâkati nisbetince imtihanlarla dolu… Kimi buna kader diyor, kimi imtihan, kimi depresyon, kimi de “âmu’l-hüzn” yani “hüzün yılı” diyor.
Ey mü’min kardeşim! “Üzülme! Muhakkak ki Allah bizimle beraberdir.” âyet-i kerîmesi; düşmanın var gücüyle üzerine gelmeye başladığı bir anda, belki umutların tükendiği bir merhalede, içini ferahlatan, genişleten Rahmânî bir esintidir. Onun için ey mü’min kardeşim, üzülme, Allah -celle celâlühû- bizimledir.