Rusya ve ABD’nin özellikle Suriye konusunda zımni bir işbirliği içinde oldukları yönünde oldukça kuvvetli emareler var. Kimi yaklaşımlara göre Irak gibi Suriye’nin de bugünleri yaşaması her ikisinin bilinçli bir tercihiydi.
Coğrafyamız şekillenirken Türkiye’yi neler bekliyor? İşte son dönemde yaşanan Türkiye'nin Türkiye'den büyük dertleri...
Batı dünyası daha düne kadar şeytanlaştırdığı, “Şer Odağı” olarak nitelendirdiği İran’ı bugün neden gözdesi haline getirdi? Yine buna mukabil Tahran yönetimlerinin yıllardır diline pelesenk ettiği “Büyük Şeytan” söyleminden neden geri adım atarak ABD ile uzlaşma yoluna gitti? Altınoluk Dergisi yazarı Beytullah Demircioğlu analiz ediyor.
Suudi Arabistan öncülüğünde 34 İslam ülkesinin katılımıyla kurulan teröre karşı İslam koalisyonu tartışmalara neden oluyor.
Doğu Akdeniz’de bulunan doğalgaz ile Ortadoğu ve Akdeniz'deki enerji denkleminin ve Türkiye'nin konumunun Ortadoğu'daki dengeleri etkileyebileceğinin altı çiziliyor.
Türkiye-İsrail ile ilişkilerin normalleşmesi konusunda netleşen bir durum yok ama o yönde adımlar atıldığı ifade ediliyor. İşte son dönemde Türkiye-İsrail ilişkilerinin arka planı...
Uluslararası Af Örgütü, Rusya’nın Suriye’deki hava saldırılarında 200’den fazla sivilin hayatını kaybettiğini duyurdu. Örgüt, raporunu ‘Rusya’nın Suriye’deki saldırılarıyla ilgili açıklamalarının maskesi düştü’ başlığıyla yayınladı.
Türkiye’yi kuşatma operasyonunda Rusya ve İran faktörü neler değiştiriyor?
Suriye krizinde sözüm ona farklı bloklarda gözüken ABD ise Rusya’nın bu katliamlarına sadece seyirci kalıyor. Uluslararası analizlerde ABD ve Rusya’nın, perde gerisinde, Suriye’nin geleceği konusunda yüzde 80 oranında anlaştıkları söyleniyor. Peki bu anlaşma Suriye'de neler vaadediyor.
Altınoluk Dergisi, 359 sayısında [Ocak 2016] "sosyal medya"yı kapak konusu yapıyor. "Sosyal medyada biz neyiz? Sosyal medya hayır mı şer mi? Sosyal medyayı nasıl doğru kullanabiliriz?" soruları üzerinden irdelenen konu sosyal medyanın da meşru sınırlar içinde kullanılabileceğini söylemekle birlikte bugün bunun ne kadar mümkün olabildiğini de sorguluyor. 7'den 70'e herkesin cep telefonu ile iletişim dünyasına girmesi, aradaki kontrol mekanizmalarının ortadan kalkmış olması birçok imkanı "hayır"da da "şer"de de kullanabileceğimizi bir kez daha bizlere gösteriyor. Altınoluk bu ay artık hepimizin güncel bir sorunu "sosyal medya" konusu ile okuyucularıyla buluşuyor.