Zıtlıklarla dolu Mekke’de, karanlığın içinden filizlenen iman, köle Ammâr’ı dünya ve âhiret saadetine taşıdı. Kur’ân’la tanışan bir kalbin nasıl arındığını ve İslâm’ın insanı baştan sona nasıl dönüştürdüğünü bu kutlu yolculuk anlatıyor.
Sahabenin en büyük gayreti neydi? îman ve İslâm nimetnin günümüze kadar gelmesi asrı saadetin en kıymetli mirası ve gayretlerinin bereketidir.
Saliha hanımların fazileti ve önemi nedir? Asr-ı saadette saliha hanımlara örnekler...
Asr-ı saadette mü'minlerin eşi benzeri olmayan ibadetlerinden biriydi oruç. Savaşlara katılan cesur kahramanlar kuvvetli olmak için nafile oruçları tutmuyorlardı fakat cihada çıkmak seyrelince onlar da çoğu vaktini oruçla geçirdi.
Asr-ı Saâdet nedir, hangi döneme denir? İşte tarihin şahit olduğu en ideal toplum: Asr-ı Saâdet...
Ramazan ayı, duâ, infak, hayır-hasenât ve ibadet ayıdır. Rabbimiz her kuluna çeşit çeşit nîmetler ihsan eylemiştir. Mühim olan bu binbir nîmetin bizim için ne gibi sorumluluklar yüklediğinin farkına varmaktır.
Ebü’l-Münzir ve Ebü’t-Tufeyl künyeleriyle bilinen Übey radıyallahu anh, âlim, fakîh ve güzel Kur’an okuyan Medineli sahâbîlerdendir. Akabe bey’atinde bulunmuş ve Bedir’den itibaren bütün gazvelere iştirak etmiştir. Zekât âmilliği ve vahiy kâtipliği yapmıştır.
Sehl İbni Huneyf, Medineli olup Evs kabilesine mensuptur. Bedir Gazvesi’ne ve ondan sonraki bütün harblere iştirak etmiştir.
Sâliha anne, ilâhî kudretin insanoğluna lutfettiği bir rahmet kucağıdır. Aile ocağındaki fertlerin taşkınlıklarını, bilhassa çocukların usandırıcı hırçınlıklarını eritecek fazîlet cevheri, anne yüreğidir. Fedâkâr ve sâliha bir anne, cidden engin bir sevgiye, derin bir saygıya ve ömürlük bir teşekküre lâyıktır.
Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- din kardeşlerinden birini üç gün göremezse, onu sorardı. Uzaktaysa onun için dua eder, evindeyse ziyaret eder, hasta ise şifâ dilemeye giderdi.[1] Asr-ı Saâdet’te yaşayan mü’minler aynı ahlak üzereydiler. Öyle ki kardeşlikte dillere destan oldular.