asr-ı saadet toplumu

Şeytanın En Büyük Tuzağı

Allah'ın Müslümanlara olan merhameti aşikârdır. Tövbe kapısı son ana kadar açık bırakılmıştır ta ki mümin bu merhameti suistimal etmesin. Şeytanın bizleri, Allah'ın (cc) affıyla aldatması şeytanın en büyük tuzaklarındandır. İşte şeytanın bu vesvesesine karşı müminin sergilemesi gereken tavrı.

Sahabenin İstiğfar ve Dua Vakti

Asr-ı Saâdet toplumu, gece kalkıp namaz kılmayı, seherlerde evrâd ü ezkârlarını îfâ etmeyi ve Kur’ân okumayı, sıcak yataklarına tercih ediyorlardı. O mes’ûd toplumda seher ve fecir vakitleri, “İstiğfar ve dua vakti” olarak biliniyor ve ona göre îtinâ gösteriliyordu.

Sahabe Hanımları Eşlerini Nasıl Karşılardı?

Allah Resûlü nâzil olan âyet-i kerîmeleri hemen, önce erkek sonra da kadın sahâbîlere okurdu. Müslümanlar da gelen vahyi ezberler, bir kısmı da yazarak yanlarında muhafaza ederlerdi. Bu ashab-ı kiram arasında öyle bir hava yaratmıştı ki sahâbeden biri evine girdiğinde hanımı ona derhâl şu iki suâli soruyordu...

Hac Yapmaktan Vazgeçiren Yolculuk

Tâbiîn neslinin hadis âlimlerinden olan Abdullah bin Mübârek Hazretleri dostlarıyla birlikte çıktığı hac yolculuğuna, yolda karşılaştığı bir hadise üzerine son vererek geri döndü. Onu hac yolundan döndüren olay, hepimiz için ibretlik bir anlam taşıyor.

Cennete Koşan Hayatlar

Beşeriyetin en büyük ahlâk âbidesi, Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’dir. O’nun en iyi tâkipçileri de ashâb-ı kirâm ve Hak dostlarıdır. Onların izinden yürümenin kadrini idrâk ederek yaşayan mü’minler de, insanlık şeref ve haysiyetine yaraşır bir ahlâk-ı hamîdeye sahip olmuşlardır.

Mizah Sünnettir

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) «Ben mizah yaparım, ancak dâimâ doğruyu söylerim!» buyuruyor. Şakalaşmak, latîfe yapmak sünnettir, fakat gönül kırmadan, bilâkis gönül alarak yapıldığında.

İffet ve Hayâ Sahibi Sahabeler

Asr-ı Saâdet toplumu, kadın-erkek ihtilâtından sakınma husûsunda da çok dikkatli ve hassas idi. Yani yabancı erkek ve kadınlar, ölçü ve sınırları zorlayacak şekilde beraber ve karışık bulunmazlardı. Sosyal hayatta kadınla erkeğin arasında dâimâ bir mesafe bulunur ve birbirleriyle münâsebetleri belli bir ölçü ve disiplin dâhilinde olurdu.

Dillere Destan Sahabeler

Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- din kardeşlerinden birini üç gün göremezse, onu sorardı. Uzaktaysa onun için dua eder, evindeyse ziyaret eder, hasta ise şifâ dilemeye giderdi.[1] Asr-ı Saâdet’te yaşayan mü’minler aynı ahlak üzereydiler. Öyle ki kardeşlikte dillere destan oldular.

Ticarette Görülmedik Hakkâniyet

Asr-ı Saâdet’te Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ve halîfeler, ticârî piyasayı kontrol altında tutmuş, haksız gelir elde etme yollarını kapatmışlardır.

Asr-ı Saadette İslami Eğitim

Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- okuma-yazmanın yaygınlaşması için gayret etti, bunun için her fırsatı değerlendirdi.