Ahmed bin Ebü'l-Havârî Hazretleri, meşhûr velîlerdendir. Şahit olduğu bir hengamede garip bir adam dikkatini celbeder. Ebü'l-Havârî Hazretleri, büyük bir heyecanla yanına varıp adamla derin bir sohbete başlar.
Türkiye'de 15 Temmuz'da yaşanan darbe girişiminin arkasında kim ya da kimler var? Dış destek söz konusu mu? Darbenin yönetiminin merkez üssü Türkiye’de mi yoksa dışarıda mıydı? İşte darbe girişimiyle ilgili “Derin Amerika”nın parmağı...
Dinimize göre bu dünya hayatı ahiretin tarlası olup, akıllı müslüman için maddi imkânlar ahiret sermayesidir. Son dönemde ülkemiz maddî olarak zenginleşmiş diğer insanlar gibi dini camialarda bu refahtan paylarını almışlardır. Dünyevileşmenin tehlikelerine en çok dikkat çeken sufi kesimler olduğu için onların bu husustaki uyarıları bizim için her zaman göz açıcı olmuştur.
Evet, darbelerin Türkiye için artık gerilerde kaldığını düşünüyorduk. Ancak o gerilerde kaldığını düşündüğümüz darbeler meğer o kadar da gerilerde değilmiş.
Hafız denilince akla gelen ilk şey Kur'ân’ı ezberlemiş seçkin insan olduğudur. Ancak bu bilginin ötesinde sadece zihninde Kur'ân’ı tutan değil bütün hücrelerinde o mukaddes kitabı taşıyan, hisseden insan asıl hafızı kurradır denilir.
Türkiye, tarihinin en kritik, en hassas bir döneminden geçiyor. Bir tarafta bölgesel tehdit unsurları ve onlara karşı yürütülen amansız mücadele, diğer tarafta iç tehdit unsurlarının en az dış tehdit unsurları kadar hatta onun dahi önüne geçmiş olması gerçeğiyle karşı karşıyayız.
İlk dönemin zâhid sûfîlerinden olan Ebû Said Harraz kuddise sırruh Hazretleri Bağdat’da doğup büyümüş, ilmiyle, haliyle tanınmış büyük bir Allah dostudur.
Seriy Sakatî, -kuddise sırruh- erken devir mutasavvıflardan ve evliyâlardandır.
Ümmet, millet ve devlet olarak ve belki küçük küçük cemaat ve gruplar olarak da muhasebe yapmak bir zarurettir. Meselâ bugün İslâm ümmeti olarak ciddi bir muhasebeye ihtiyacımız vardır.
“Ben Müslümanım” demek, bu dünya ve ebedi hayat için pek çok şeyi teahhüd etmek anlamına geliyor. Onun için “Ben Müslüman mıyım?” sorusu, bugün her birimiz için hayati önem taşıyor.