Vaktiyle Abbasi sarayında dinine bağlı olarak yaşayan Hıristiyan bir doktorun Müslümanlığı nasıl kabul ettiğini anlatan hikâyeyi istifadenize sunuyoruz.
Dostlarını hakkıyla sevememekten, düşmanlarına cesurca hakkı söyleyememekten, muhabbetini, hasretini kaybetmekten ve son nefesimizi iman ile verememekten korkar, Sana sığınırız. Dertten ziyâde dertteki dermânı görememekten, kul olup ölememekten korkar, Sana sığınırız!
Her vasatta muhatabını yargılama hakkına sahip olduğunu düşünen mantığı iyi tahlil etmek ve bunun tutarsızlığını yetişmekte olan kuşaklara anlatmak lâzım. Evlatlar, –şefkat tevzîi ve gönül kayması gibi hassas konularda– büyüklere dil uzatıp kardeşleri cezalandırmayı düşünmeden önce, kendilerine şu soruyu sormalı; “İyi ama neden?”
Vâsile ibni Eska radıyallahu anh hicretin dokuzuncu senesinde İslâm’la şereflenen bir sahâbi…
Rabbimizin bizler için mübarek kıldığı aylardan en önemlisi olan Ramazan ayı, içinde pek çok güzellik ve hayrı barındıran bir aydır. Kur'an Ramazan ayı içinde indirilmeye başlanmış ve bu ay boyunca oruç tutulması farz kılınmıştır. Ramazan, Allah'ın rahmet kapılarını ardına kadar açtığı rahmet, bereket ve mağfiret ayıdır.
“Gönül Çalab’ın tahtı, Çalap gönüle baktı. İki cihan bed-bahtı, Kim gönül yıkar ise..” Yûnus Emre
Ebû Sa’lebe el-Huşeni (r.a.) Kostantiniyye Fethine katılan suffe ehli bir sahâbi!..
İslam dünyası bir Ramazan ayını daha geride bıraktı. Ümmetin gündeminde ne yazık ki yine acı ve hüzün vardı. Beş yıldan bu yana olduğu gibi Suriye’nin mazlum halkı bu Ramazanı da bombardıman altında geçirdi.
Beşir ibni Hasâsiye radıyallahu anh, Rasûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin, “Zekat yok, cihad yok!... Peki ne ile Cennete gireceksin?” uyarısına muhatab suffe ehli bir sahâbî!...
Şuurlu insan bir bardak suyu içerken, bir lokma ekmek yerken, bunları ruhu yani maneviyatı adına yapar ve böylece sevap kazanır, şuurlu insan en basit dünyevi işleri bile Allah Teâla’nın gözetimi altında huzur halinde yapar, edebince iş görür. Bunun aksine şuursuz Müslüman kıldığı namazdan tuttuğu oruçtan bile fayda göremez; namazda bile Allah’ı unutur da “yazıklar olsun o namaz kılanlara” itabına muhatap olur. İnsan yaptığı işi Allah adına yaparsa en basit hareketi bile ibadet olur; nefsi ile ve nefsinin keyfi için hareket ederse ibadeti bile riyakârlık ve kör taklit haline dönüşür.