Rahmân’ın âyetleri kulu yüceltmek içindir; düşürmek için değil. Ancak her kim âyetlere iman ve saygı ile yaklaşmaz da onlara tutunarak yücelme yerine, süflî emellerine ulaşma uğruna onları basamak edinecek olursa, böyleleri daha dünyada iken perişanlığı ve maskaralığı tadacaklardır.
Peygamber Efendimizin (s.a.v) sahabilere yol kenarında oturmaktan sakının tavsiyesini vermesindeki dersler nelerdir? Yok kenarında bulunulacaksada eğer nasıl davranmamız gerekiyor? Dr. Adem Ergül anlatıyor...
Kalbin en önemli özelliklerinden birisi, hiç şüphesiz onun iç ve dış âmiller sebebiyle sürekli bir değişim ve dönüşüm içinde bulunmasıdır. Bu anlamda kalplerimizin kaymaması ve sebat etmesi için 8 esas...
Allah (c.c) yolunda hizmet eden bir müminin ahlakı, üslubu nasıl olmalıdır? Nasıl bir şuura sahip olmalıdır? Zafer, başarı nasıl olurda tehlike arzedebilir? Dr. Öğr. Üyesi Adem Ergül Hoca anlatıyor...
Yavuz Sultan Selim, doğudaki Safevî tehlikesini ortadan kaldırmak için çıktığı seferde düşmanla karşılaşmayan yeniçeriler seferden geri dönmek istemiş padişah da seferden dönmeyeceğini kararlı duruşu ve etkin hitabetiyle onlara ispatlamıştı.
Dr. Adem Ergül, kalp ile yapılan zikri anlatıyor.
İnsanın kalitesi, ilişkilerindeki kaliteyle ölçülür. İletişim uzmanlarının da ifade ettiği gibi “İnsan, ilişkileri içinde sürekli yeniden tanımlanan bir varlıktır”[1]. Her bir ilişki tarzının, size kattığı ya da sizden eksilttiği bir değer vardır. Bütün ilâhî kitapların ve peygamberlerin gönderiliş hedeflerinden biri ve belki de birincisi, insanın ilişkilerini sıhhatli bir zemine oturtmaktır, denilebilir.
Bugün İslâm toplumları olarak en acı kaybımız, herhalde insaniyetimiz, değerlerimiz, edebimiz, kalitemiz ve nihâyet medeniyetimizdir. Müslümanlar olarak İslâm’ın izzetini kuşanamadığımızı itiraf etmek durumundayız.
Kibir kötüdür, ancak kibirliye karşı kibirli olmak da sadakadır, denilmiştir.
İslâm ümmetinin selâmet ve huzuru, dışarıdan değil içeriden sağlanacaktır. “Ey iman edenler, siz kendi üzerinize yoğunlaşın! Siz doğru yolda olduktan sonra sapıtan size zarar veremez” (Mâide Sûresi, 105) ilâhî fermanı, bize bu hakikati ilan eder.