Sultan Şahinşah Kimdir?

Sultan Şahinşah veya Melikşah kimdir? Dördüncü Anadolu Selçuklu Devleti Sultanı Şahinşah’ın (Melikşah) hayatı...

Sultan Şahinşah, 1096 yılında doğdu. Babası Sultan 1. Kılıçarslan, annesi Ayşe Hatun’dur.

Sultan 1. Kılıçarslan, Musul’dan gelen bir davet üzerine 22 Mart 1107’de bu şehre girmiş, daha sonra Rahbe’ye çekilmiş olan Emîr Çavlı’nın üzerine giderken Musul’da bir miktar asker bırakmış ve kendi yerine oğlu Şahinşah’ı vekil, kumandanlarından Emîr Bozmış’ı da ona atabek tayin etmişti. Şahinşah, bu sırada 11 yaşında idi. Sultanın hanımı Ayşe Hatun ve küçük oğlu Tuğrul Arslan da Musul’da bulunuyordu.

KADERİ BABASININ KADERİNE BENZEDİ

Emîr Çavlı Sakavu, Kılıçarslan karşısında 3 Haziran 1107’de kazandığı zaferden sonra Musul’a yürüdü ve hiçbir direnişle karşılaşmadan şehre girdi. Musul’a hâkim olan Çavlı, hutbeyi yeniden Büyük Selçuklu Sultanı Muhammed Tapar adına okutmaya başladı. Esir aldığı Şahinşah’ı da Büyük Selçukluların kenti İsfahan’a Sultan Muhammed Tapar’ın yanına gönderdi.

Sultanın diğer oğlu Tuğrul Arslan ile annesi Ayşe Hatun Emîr Bozmış tarafından Malatya’ya götürüldü. Ayşe Hatun burada Tuğrul Arslan’ı hükümdar ilân ettirdi ve oğlu henüz küçük yaşta olduğu için şehrin idaresini eline aldı. Bir müddet sonra Malatya’da bulunan İlarslan ismindeki bir emîr ile anlaşarak Bozmış’ı öldürttü, ardından İlarslan ile evlendi. Fakat İlarslan Malatya halkına kötü davranmaya başlayınca oğlu Tuğrul Arslan ile gizlice anlaşan Ayşe Hatun Bizans’a kaçmak üzere olan İlarslan’ı yakalatıp hapsetti, bir yıl sonra da Büyük Selçuklu Sultanı Muhammed Tapar’a gönderdi.

Muhammed Tapar, İlarslan kendisine gönderilince elinde esir olarak tuttuğu Şahinşah’ı Malatya’ya gönderip Sultan ilân ettirdi. Sultan Şahinşah bir süre sonra 1110 yılında Konya’yı ele geçirip burada Anadolu Selçuklu tahtına oturdu ve kardeşleri Mesut ile Arab’ı hapsettirdi.

SULTAN ŞAHİNŞAH DÖNEMİ (1110-1116)

Ardından Bizans üzerine birlikler sevketti. Ancak ordusunun uğradığı yenilgiyi öğrenince hemen Bizans İmparatoru Aleksios Komnenos’a elçiler göndererek barış teklifinde bulundu, İmparator da bu teklifi kabul etti. Bizans’la yapılan barıştan kısa bir süre sonra Şahinşah yaklaşık 50 bin kişilik bir ordu hazırladı. Emîr Monolug, Emîr Kontogmen ve Emîr Muhammed idaresindeki Anadolu Selçuklu birlikleri İznik ve civarına, Bursa, Ulubat, Manyas ve Erdek yakınlarındaki Kyzikos (Belkıs) taraflarına yağma akınları düzenledi.

İmparator Aleksios, Türklere karşı sefere çıktıysa da bir sonuç elde edemeyeceğini anlayarak emrindeki birlikleri Georgios Lebounes’e ve diğer bazı kumandanlarına bırakıp 1113’te İstanbul’a döndü. Sultan Şahinşah, muhtemelen Aleksios’un Filibe’de oluşundan faydalanmak ve Anadolu’da kaybedilen yerleri geri almak maksadıyla Anadolu’daki diğer Türk hükümdarlarından da yardım alarak 1114 yılında büyük bir ordu oluşturdu. Bu gelişmeleri haber alan İmparator Aleksios ise komşu ülkelerden yardımcı birlikler ve paralı askerler toplayıp Konya üzerine bir sefere çıkmaya karar verdi.

İmparator ordusu ile Anadolu içlerine doğru ilerlemeye başlayınca Selçuklular Anadolu’nun bütün tarla ve ovalarını ateşe verdiler. Bu durum yem ve yiyecek sıkıntısına yol açtı. Öte yandan Dânişmentlilerin de kendisine karşı harekete geçtiğini haber alan İmparator Akşehir’e yürümeye karar verdi.

BİZANS İLE YAPILAN SAVAŞ

Türklerle giriştiği bazı ufak çaplı çatışmalardan sonra Kırkşehitler gölüne vardı, Akşehir gölünün güneybatı ucundaki Mesanakta Hisarı’nı işgal etti. Oradan da Akşehir üzerine yürüyüp şehri zaptetti. Ardından Türklerin elindeki esirleri kurtarmak ve bölgeyi yağmalamak için Konya çevresinde bulunan kasabaların üzerine çeşitli birlikler sevketti. Geri dönmekte olan Bizans ordusu Ampoun’a vardığı zaman Şahinşah’ın emrindeki Türk birlikleri her taraftan Bizans kuvvetlerine karşı hücuma geçtiyse de önemli bir sonuç elde edemeden geri çekildi.

Türk askerleri düşmanı çember içine almışken kaçacak bir yeri olmayıp beklemekten başka çaresi kalmayan İmparatora Sultan Şahinşah, kardeşi Mesut’un hapisten kurtulup Dânişmentlilerin desteğini alarak kendi üzerine geldiği haberini alınca barış teklifinde bulundu.

Sultan Şahinşah’ın barış teklifini kabul eden İmparator Augustopolis ile Akronios arasındaki ovada Sultan Şahinşah’ı karşıladı. Şahinşah ve maiyeti İmparator tarafından bir gece misafir edildi. Ertesi gün iki hükümdar arasında 1116’da antlaşma imzalandı. İmparator ayrıca Sultana yüklü miktarda para, emîrlerine de önemli armağanlar verdi.

Sultan Şahinşah, İmparatorun ordugâhından ayrılmak üzere iken kardeşi Mesut’un tahta geçmek amacıyla Şahinşah’a bir komplo düzenlediğini öğrenen İmparator, Sultana kardeşinin hareketi hakkında ayrıntılı bilgi edininceye kadar yanında kalmasını ve onun planını öğrendikten sonra harekete geçmesini tavsiye etti. Fakat Şahinşah hemen hareket edip kardeşinin üzerine yürümek istedi. İmparator Şahinşah’a, Konya’ya gitmelerini sağlamak üzere yanlarına Bizans savaşçılarından oluşan güçlü bir birlik verme teklifinde bulunduysa da Sultan bunu da kabul etmeyerek Konya’ya hareket etti.

SULTAN ŞAHİNŞAH’A YAPILAN İHANET

Sultan Şahinşah, Konya’ya doğru yol alırken önde keşif kolları çıkarmıştı. Bunlar güçlü bir orduyla oraya varmış bulunan Mesut’a rastladılar ve onun tarafına geçtiler; ardından geri dönerek Şahinşah’a yolların emniyetli olduğunu bildirdiler. Şahinşah ilerlerken birdenbire Mesut’un ordusuyla karşılaştı. Durumun tamamen kendi aleyhinde olduğunu gören Sultan hemen oradan uzaklaştı; amacı İmparator Aleksios’un yanına gitmekti. Ancak kendi tarafında görünmesine rağmen çoktan beri Mesut için çalışan Poukheas’un tavsiyesine uyarak Ilgın yakınlarındaki Tyragion’a gitti.

Burada bulunan Rumlar, İmparatorla aralarında yapılan antlaşmayı bildiklerinden Şahinşah’ı iyi karşıladılar. Fakat Mesut’un kuvvetleri çok geçmeden kaleyi kuşatma altına aldı. Kalede bulunan Rumlar, Mesut’un birliklerine karşı direniyorlardı. Bunun üzerine Poukheas, Şahinşah’a hisar halkını yiğitçe direnmeleri için daha da cesaretlendireceğini söyleyerek surlardan aşağıya indi; fakat tam aksine Mesut’un kuvvetlerine kapıları açıp teslim olmaları gerektiğini söyleyerek onları ikna etti.

SULTAN ŞAHİNŞAH NASIL ÖLMÜŞTÜR?

Sonunda hisar halkının içeriye aldığı Mesut’un güçleri 1116’da Sultan Şahinşah’ı yakalayıp gözlerine mil çektiler. Ardından Şahinşah’ın tam kör olmadığı haberini alan Mesut ünlü bir bey olan Elegmon’a emir vererek 1117 yılında Konya’da bulunan Şahinşah’ı boğdurttu. Şahinşah altı yıl kadar Anadolu Selçuklu tahtında kaldı. Genç ve tecrübesiz oluşu ve adamlarının ihaneti onun sonunu hazırlamış oldu.

Kaynak: DİA

ANADOLU SELÇUKLU DEVLETİ SULTANLARI

Anadolu Selçuklu Devleti Sultanları

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.