Şafii Mezhebine Göre Cenaze Namazı Nasıl Kılınır? Kaç Rekattır? Nasıl Niyet Edilir?

Şafii mezhebine göre cenaze namazı nasıl kılınır? Kaç rekattır? Nasıl niyet edilir? Şafii mezhebine göre cenaze namazının rükunleri...

Cenaze namazını kılmak farz-ı kifayedir. Müslüman biri vefat edince o bölgedeki insanların bir kısmının cenaze namazını kılmaları ve cenaze ile ilgilenmeleri gereklidir. Eğer mü'min ölünün cenaze namazını hiç kimse kılmazsa komşu, dost ve akrabaları ile vefât olayından haberdâr olan müslümanlar günahkârdır.

Cenaze namazı ve diğer işler için ölüm haberini ilân etme­nin bir sakıncası yoktur. Yalnız cahiliyye dönemindeki gibi ölünün iyiliklerini sayarak ölüm haberini ilân etmek mekruhtur.

ŞAFİİ MEZHEBİNE GÖRE CENAZE NAMAZI NASIL KILINIR?

Cenaze Namazının Rükünleri:

1- Niyet etmek. Niyet, “Hazır olan bu ölü üzerine, dört tekbirli farz-ı kifaye olan cenaze namazını kılmaya niyet ettim” diye getirilir.

2- Kıyam yani ayakta durmak.

3- İhram tekbiri ile beraber dört tekbir getirmek.  Tekbir esnasında elleri omuz hizasına kadar kaldırmak ise sünnettir.

4- Birinci tekbirden sonra Fatiha suresini okumak. Cenaze namazında duâ ve sâreleri sessiz okumak ise sünnettir.

5- İkinci tekbirden sonra, Peygamber Efendimiz için salevat okumak. Salevat şöyle okunur:

“Allâhümme salli alê Muhammedin ve alê âli muhammed. Kemê salleyte alê İbrâhîme ve alê êli İbrâhim. Ve bêrik alê Muhammedin ve alê âli Muhammed. Kemê bêrakte alê ibrâhime ve alê âli İbrâhime fi’l-âlemîn. İnneke Hamîdun Mecid.”

Meali: (Allahım! Hazret-i Muhammed’e ve O’nun âline salât eyle, tıpkı Hazret-i İbrahim’e ve O’nun âline salât eylediğin gibi. Yine Hazret-i Muhammed’e ve O’nun âline bereket ver, tıpkı alemler içinde Hazret-i İbrahime ve Onun âline bereket verdiğin gibi. Muhakkak sen, Hamid ve Mecid’sin.)

6- Üçüncü tekbirden sonra şu duayı okumak:

اَلَّلـهُمَّ اغْـفِرْ لِحَيِّـنَا وَمَيِّتِـنَا وَشَاهِدِنَا وَغَآئِبِنَا وَصَغِيـرِنَا وَكَبِيـرِنَا وَذَكَرِنَا وَأُنْـثَانَا . اَلَّلـهُمَّ مَنْ أَحْيَـيْتَهُ مِنَّا فَأَحْيِهِ عَلَى اْلإِسْلاَمُ . وَمَنْ تَوَفَّيـتَهُ مِنَّا فَـتَوَفَّهُ عَلَى اْلإِيمَانِ .

“Allahım! Bizim dirilerimizi, ölülerimizi, hazır ve gaib olanlarımızı, erkeklerimizi-kadınlarımızı, küçük ve büyük günahlarımızı af ve mağfiret buyur. İlahî! Bizden yaşattıklarını İslam üzere yaşat, bizden öldürdüklerini iman üzere öldür."

Cenaze erkek, kadın veya çocuk ise bu duânın akabinden yapılan dualarda farklılık bulunmaktadır. İlmihallerden bu duâlara bakılabilir.

7- Dördüncü tekbirden sonra şu duaları okumak.

“Allâhümme lê tahrimnê ecrahû velê teftinnê ba’dehû va’ğfirlenê ve lehû.”

Manası: (Ya Rabbi, bizi onun sevabından mahrum eyleme, ondan sonra bizi fitneye düşürme ve bizi de onu da bağışla!)

Bu duanın hemen arkasından Mü'min sûresinin 7. âyetini okumak müstehaptır. Meâli şöyledir: “Arşı yüklenen ve onun etrafında bulunan (melekler), Rablerini hamd ile tesbih ederler, O’na imân ederler ve mü’minler için (şöyle) mağfiret dilerler: “Rabbimiz! Senin rahmetin ve ilmin herşeyi kuşatmıştır. O halde tevbe edip senin yoluna uyanları mağfiret eyle. Onları cehennem azabından koru!”

8- Selam vermek. Dualar bitince selam verilir. Birinci selâmı verirken sağında bulunanlara selâm vermeye niyet etmeli, ikinci selâmı verirken de solunda bulunanlara selâm vermeye niyet etmelidir.

Kaynak: Hasan Serhat Yeter, FIKIH 1 (Şafii Mezhebi), 2017

CENAZE HAKKINDA BİLGİLER | CENAZENİN YIKANMASI VE KEFENLENMESİ

Cenaze Hakkında Bilgiler | Cenazenin Yıkanması ve Kefenlenmesi

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.