Peygamber Efendimiz Neden “Üsve-i Hasene”dir?

Bir insan herkese örnek olabilir mi? Peygamber Efendimiz (s.a.v) bütün insanlığa nasıl model oldu?

Tarihte hayatının tamamı en ince teferruâtına kadar tespit edilen tek peygamber ve tek insan, Hazret-i Muhammed Mustafâ -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’dir. Peygamberler silsilesinin, insanlığı Hakk’a ve hayra yönlendirme hususunda birer emsâl teşkil edebilecek davranış mükemmelliklerinden ancak muayyen miktarda hâtıra günümüze intikal edebilmiştir. Hâlbuki Âhirzaman Nebîsi -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in en basitinden en girift ve mükemmeline kadar bütün fiil, söz ve ifadeye aksettiği kadarıyla duygu dünyası, anbean tâkip edilmiş ve tarihe bir şeref levhası hâlinde kaydedilmiştir. Üstelik bunlar, Allâh’ın lûtfu ile, asırlar ötesinden kıyâmete kadar gelecek son insana kadar intikâl etme mazhariyetine erdirilmiştir.

RASÛLULLAH’IN HAYATI NEDEN HERKES İÇİN ÖRNEKTİR?

Hayatın türlü iptilâ, musîbet ve sürprizleri karşısında istikâmetimizi muhafaza edebilmek için, şükür, tevekkül, kadere rızâ, belâlara sabır, azîmet, şecaat, fedakârlık, kanaat, gönül zenginliği, diğergâmlık, cömertlik, tevâzu, hâdiseler karşısında dengeyi bozmama ve benzeri yüksek ahlâkî vasıfları en güzel şekilde hayatımıza tatbik etmek mecbûriyetindeyiz. Bütün bu hususlarda numûne olması için de, Cenâb-ı Hakk’ın bütün bir beşeriyete armağan ettiği en büyük mürşid-i kâmil; zarif, temiz, nezih ve örnek hayatı ile Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’dir.

Allah Rasûlü’nün hayatı, kıyâmete kadar gelecek bütün nesillere örnektir. Kur’ân-ı Kerîm’de O’nun hakkında:

(Ey Rasûlüm!) Muhakkak ki Sen’in için tükenmeyen bir mükâfat vardır. Şüphesiz Sen büyük bir ahlâk üzeresin.” (el-Kalem, 3-4) buyrulmuştur.

Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz irşad vazifesini, insanlık içinde bizzat kendisi örnek olmak sûreti ile tamamlayan zirve bir peygamber ve numûne-i imtisâl bir şahsiyettir. Allah Teâlâ, O Mübârek Elçiʼsini -Kur’ânî tâbiriyle- “üsve-i hasene”, yani en mükemmel bir örnek şahsiyet olarak bütün insanlığa takdîm etmiştir.

Âyet-i kerîmede buyrulur:

“Andolsun ki, sizden Allâh’a ve âhiret gününe kavuşacağını uman ve Allâh’ı çok zikreden (mü’min)ler için Rasûlullah’ta üsve-i hasene (en mükemmel bir örnek) vardır.” (el-Ahzâb, 21)

Dolayısıyla her insan, Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in şerefli hayatı ve Sünnet-i Seniyye’sinde, kendisine örnek alabileceği davranışların en güzelini ve mükemmelini bulabilir.

O -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:

Din liderliği ile örnektir. Devlet reisi olarak örnektir. İlâhî muhabbet bağına girenlere örnektir. Rabbin nîmetlerine gark olduğu zamanlar, şükür ve tevâzu hâliyle örnektir.

Zor zaman ve mekânlardaki sabır ve teslîmiyeti ile örnektir. Ganimetler karşısındaki cömertliği ve istiğnâsı ile örnektir. Âile efrâdına şefkati ile örnektir. Zayıflara, kimsesizlere, kölelere merhameti ile örnektir. Mücrimlere affı ve müsâmahası ile örnektir.

Eğer servet sahibi zengin bir kişi isen, bütün Arabistan’a hâkim olan, bilumum Arap ulularını kendisine muhabbetle râm eden O yüce Peygamber’in tevâzu ve cömertliğini tefekkür et!

Eğer zayıf tebaadan biri isen, Mekke’de zâlim ve gâsıp müşriklerin idâresi altında yaşayan Hazret-i Peygamber’in hayatından örnek al!

Eğer muzaffer bir fâtih isen, Bedir ve Huneyn’de düşmanına galebe çalan cesaret ve teslîmiyet Peygamberi’nin hayatından ibret al!

Allah göstermesin, eğer mağlûbiyete uğradığın olursa, o zaman da Uhud Harbi’nde şehid düşen veya yaralanan ashâbı arasında sabır ve şecaatle dolaşan mütevekkil Peygamber’i hatırla!

Eğer muallim isen, mescidde Suffe Ashâbı’na ince, rakîk ve hassas gönlünün feyizlerini aktararak ilâhî emirleri öğreten Peygamber’i düşün!

Eğer talebe isen, kendisine vahiy getiren Cibrîl-i Emîn’in önünde edep, dikkat ve iştiyakla oturan Peygamber’i tasavvur et!

Eğer hakkı müdâfaa ve tebliğ etmek, onu tutup kaldırmak istiyorsan ve bu hususta seni destekleyen bir yardımcın dahî yoksa, Mekke’de her nevî yardımdan mahrum bir hâlde iken zâlimlere hakkı îlân edip onları hidâyete davet eden Peygamber’in hayatına bak!

Eğer kimsesiz biri isen, Abdullah ve Âmine’nin yetimleri, ciğerpâreleri olan biricik Mâsûm’u, nûrdan Yetim’i düşün!

Eğer yetişmiş bir genç isen, Mekke’de amcası Ebû Tâlib’in sürüsüne çobanlık yapan peygamber namzedi gencin hayatına dikkat et!

Eğer ticaret kervanlarıyla yola çıkan bir tâcir isen, Şam’a ve Yemen’e giden kâfilelerin en ulusu olan zâtın ahvâlini mülâhaza et!

Eğer kadı ve hâkim isen, Mekke uluları birbirine girip vuruşacağı sırada Hacer-i Esved’i Kâbe’deki yerine koyma hususunda O’nun âdil ve firâsetli davranışını düşün!

Ve tekrar gözünü tarihe çevirerek Medîne’de, Mescid-i Nebevî’de oturup darlık içindeki fakirle varlık sahibi zengini huzûrunda müsâvî tutarak insanlar arasında en âdilâne bir sûrette hüküm veren O Peygamber’e bir bak!

Eğer bir zevc isen, Hazret-i Hatîce’nin ve Hazret-i Âişe’nin zevci olan O mübârek zâtın temiz sîretine, derin hissiyâtına ve şefkatine dikkat et!

Eğer çocuk veya torun sahibi isen, Fâtımatü’z-Zehrâ’nın babası ve Hazret-i Hasan ile Hazret-i Hüseyin’in dedesi olan bu zâtın onlara karşı davranışlarındaki ahvâlini öğren!

Senin sıfatın ne olursa olsun, hangi ahvâl içinde bulunursan bulun, akşam-sabah her vakit ve anda Hazret-i Muhammed -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’i kendin için en mükemmel bir mürşid ve en güzel bir rehber olarak bulursun...

O öyle bir mürşiddir ki, O’nun sünnetleri vâsıtasıyla her yanlışı düzeltebilirsin... Çığırından çıkan işlerini yoluna koyar, hâlini ıslâh edersin… O’nun nûru ve rehberliği sâyesinde hayatın handikaplarından kurtulup gerçek saâdeti bulursun!..

Görüldüğü gibi Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in hayatı, toplumun birbirine zıt noktalarında bulunanlara dahî en mükemmel örnektir.

Meselâ, bir mahkûmun hayatı hâkime, hâkimin hayatı da mahkûma misal teşkil etmez. Aynı şekilde bütün ömrü maîşet mücâdelesi ve yokluk içinde kıvranmakla geçen bir fakirin hâli de, varlık içinde yüzen bir zengine numûne olamaz.

Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in hayatı ise, her iki tarafa da örnek takdîm eder. Zira Cenâb-ı Hak, onu insan topluluğu içinde acziyet bakımından en altta bulunan “yetimlik”ten başlatarak, hayatın bütün kademelerinden geçirip kudret ve salâhiyet bakımından en üst noktaya, yani devlet reisliği ve peygamberliğe kadar yükseltmiştir.

Efendimiz’in ömrü boyunca yaşadığı devreler, insan hayatındaki her türlü med ve cezir tecellîleri için pek çok ideal davranış örnekleri sergiler. Bu sebeple O’nun hayatı, -hangi kademe ve vaziyette bulunurlarsa bulunsunlar- bütün insanlara kendi iktidar ve istîdatları nisbetinde taklit edebilecekleri fiilî, müşahhas ve mükemmel bir örnek teşkil etmiştir.

Velhâsıl O, Cenâb-ı Hakk’ın insanlıkta tecellî ettirdiği en muhteşem sanat hârikasıdır. Yine O, toplumun en alt kademesinden en üst kademesine kadar her meslek ve meşrepten insana en güzel numûne-i imtisâldir. O’nun emsalsiz örnek şahsiyetinde derinleşen mü’minler için, en mükemmel bir fiilî kıstastır.[1]

Dipnot:

[1] Emsâlsiz Örnek Şahsiyet kitabının 26-32. sayfalarından iktibasla hazırlanmıştır.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Gençler Soruyor, Erkam Yayınları

İslam ve İhsan

PEYGAMBERİMİZİN ÖRNEK ŞAHSİYETİ

Peygamberimizin Örnek Şahsiyeti

PEYGAMBERİMİZİN ÜSVE-İ HASENE OLMASI NE ANLAMA GELİR?

Peygamberimizin Üsve-i Hasene Olması Ne Anlama Gelir?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle