Kurbanı Yurt İçinde mi Yurt Dışında mı Kesmek Daha Faziletlidir?
Kurbanı yurt içinde mi yurt dışında mı kesmek daha faziletlidir? Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Hamdi Yıldırım cevaplıyor.
Asıl olan, doğru olan ve dinimizin yüce hedeflerine uygun olan; herkesin bulunduğu bölgede kurbanını kesmesi ve bulunduğu bölgenin fakirleriyle paylaşmasıdır. Yani şöyle bir laf vardır Anadolu’da: “Eve lazım olan camiye caiz olmaz.” Yani evin, çocukların ihtiyacı var; sen bunu camiye götürüyorsun, bu doğru olmaz, yerinde olmaz. Önce kendi çoluğunun çocuğunun ihtiyacını karşılayacaksın. Aynı şekilde de senin mahallenin, semtinin, ilçenin, ilinin, bölgenin, ülkenin bir ihtiyacı varsa bunu başka yerlere götürmek doğru olmaz.
Haklı Gerekçeler
Ancak kitaplarımız der ki; başka yere götürmenin, yani hem zekât olsun hem kurban olsun hem sadaka olsun, ülke dışına çıkartmanın veya insanın yaşadığı bölgenin, mıntıkanın, semtin dışına bu hayır hasenatı çıkarmasının bazen haklı gerekçeleri olabilir. Şöyle ki; sen burada yaşıyorsun, burada para kazanıyorsun, burada kazandığın parayı harcıyorsun ama memleketinde, mesela Bulgaristan’daki ailene veya Trabzon’daki kardeşine, akrabana, ihtiyacı olan kimselere yardım yapman gerekiyor. Bu durumda akrabalık bağından dolayı bulunduğun semtin dışına zekâtını, hayır hasenatını çıkartman caiz olur.
Bir de bakıyorsun, senin yaşadığın bölgede, mıntıkada; evet, Cenâb-ı Allah her yerde o bölgenin standartlarına göre durumu iyi olan ve iyi olmayan kimseleri yaratmıştır. “Biz sizi rızık bakımından aranızda derecelerle üstün kıldık.” (Zuhruf Suresi, 32. ayet) buyuruyor. Yani kimine çok verdik, kimine az verdik; böylelikle birbirinize muhtaç olasınız diye.
Şimdi herkes belli bir gelir düzeyine sahip olsa, mesela herkesin aylık çok yüksek geliri olsa, kimse çalışmak istemez. Kimse çalışmak istemediğinde de hayat katlanılabilir olmaktan çıkar. Elbette geliri düşük olanlar da olacak, çok olanlar da olacak. Böylelikle herkesin birbirine ihtiyacı vardır. Zenginin fakire olan ihtiyacı, aslında fakirin zengine olan ihtiyacından daha fazladır.
Bir fabrika düşünün; milyar dolarlık tesis yapılmış ama çalıştıracak işçi yok. Bu tesis kâr edebilir mi? Edemez. Patron kazanç elde edemez. Ama fakir kesim, daha mütevazı şartlarda da hayatını sürdürebilir. Dolayısıyla Cenâb-ı Allah bizi birbirimize muhtaç kılmıştır. Hatta derler ki; zengin fakire, fakirin zengine olan ihtiyacından daha çok muhtaçtır. Çünkü zengin fakirin dünyalık ihtiyacını giderir; fakat fakir, zenginin ahiretteki ihtiyacına vesile olur. Zengin, malını ahirete ancak sadaka ile gönderebilir.
Öncelik Bulunduğumuz Bölgedeki İnsanlardır
Dolayısıyla öncelikli olarak biz, bulunduğumuz bölgede insanların ihtiyaçlarını karşılamakla mükellefiz. Ancak bir de şu hakikat var: Elhamdülillah memleketimizde açlıktan ölen insanlar yok. Birçok hayır kuruluşu, dernek ve vakıf düzenli yardımlar yapıyor. Belediyeler de sosyal yardımları artırmış durumda. Belki de Cenâb-ı Allah bu yardımlar sebebiyle bizleri birçok beladan muhafaza ediyor.
Fakat bir de Afrika’da açlıkla mücadele eden insanlar var. Sudan, Gazze gibi yerlerde savaşlar, afetler ve büyük sıkıntılar yaşanıyor. Bu Müslüman kardeşlerimize yardım etmek; hem Kurban Bayramı vesilesiyle onları hatırlamak hem de açlıklarını gidermek açısından büyük bir hayırdır. Aynı zamanda onların farklı yapıların etkisine girmesini de engellemiş olur.
Bu noktada Müslümanlar, bu bölgelerde kurban kesmeyi önemli bir vazife olarak görmelidir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus şudur: Vacip olan kurbanlar öncelikle kendi memleketimizde kesilmelidir. Bunun yanında, vacip olmayan kurbanlar; çocuklar adına, vefat etmiş yakınlar adına, sadaka niyetiyle yurt dışındaki ihtiyaç bölgelerinde kesilebilir. Bu, güzel ve anlamlı bir davranıştır.
Kurban, Ucuz Olduğu Yerde Değil, İhtiyaç Olan Yerde Kesilmelidir
Bu kurbanlar, bir sadaka hükmündedir ve sevabı bağışlanabilir. Ancak burada önemli bir husus daha vardır: Kurban, ucuz olduğu yerde değil, ihtiyaç olan yerde kesilmelidir.
Vakıflar ve organizasyonlar, kurbanı pahalıdan toplayıp ucuz yerlerde kesme anlayışına girmemelidir. Eğer bir bölgede ihtiyaç yoksa ve et dağıtılamayacaksa, bu ciddi bir vebal olur.
Bu sebeple planlı ve doğru organizasyon yapılmalıdır. Ayrıca kişi de araştırmalıdır: “Bu kurban gerçekten ihtiyaç sahiplerine ulaşıyor mu? Bu organizasyonun orada bir altyapısı var mı?” diye sormalıdır.
Kısacası, “Ben veririm, ne olursa olsun” şeklinde bir rahatlık doğru değildir; bilinçli ve sorumlu hareket etmek gerekir.









YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!