Kişisel ve Toplumsal Sağlığımız için El Yıkamanın Önemi

Sağlık Bakanlığı, etkin bir el hijyeninin, her seferinde doğru yıkama tekniğinin uygulanması ile sağlanabileceğini, doğru el yıkama tekniğiyle kişi ve toplum sağlığının korunmasına da önemli bir katkı sağlanacağını bildirdi.

Sağlık Bakanlığından 15 Ekim Dünya El Yıkama Günü dolayısıyla yapılan yazılı açıklamada, el yıkamanın, birey ve toplum sağlığının korunması ve hastalıkların önlenmesinde basit, ucuz, toplumda her bireyin uygulayabileceği son derece etkili bir yöntem olduğu belirtildi.

Yeterli el hijyeninin, bugün tüm dünyanın mücadele ettiği Kovid-19 başta olmak üzere solunum yoluyla bulaşan ve besin kaynaklı hastalıkların azaltılmasında, toplumda sıklıkla görülen gastroenteritler, dışkı ile bulaşan hastalıklar, paraziter ve mantarlara bağlı gelişen hastalıkların önlenmesinde basit ancak en etkili korunma yöntem olduğu vurgulanırken sadece el yıkama ile çocuklardaki ishal vakalarının ve ishale bağlı ölümlerin yaklaşık yüzde 50’sinin önlenebileceği ifade edildi.

EL YIKAMANIN ÖNEMİ VE FAYDALARI

Kovid-19 salgını ile mücadelede de maske, mesafe ve temizlik tedbirleri içinde en önemli unsurlardan birinin ellerin sık sık yıkanması olduğuna işaret edilen açıklamada şunlar kaydedildi:

“Ellerimiz gün boyunca kirlenir. Bu nedenle, eller gün içerisinde sık sık su ve sabun ile iyice yıkanmalıdır. Eller, yemek yemeden önce ve yemek yedikten sonra, hastaya temas etmeden önce ve hastaya temas ettikten sonra, tuvaleti kullandıktan sonra, çocukların altını değiştirdikten sonra, üst solunum yolu sekresyonları ile temas ettikten sonra, bozulmuş gıda ve çöplere dokunduktan sonra, toplumda ortak kullanılan araçların kullanımından sonra (toplu taşım araçları, para alışverişi, telefon vb.) ayrıca kedi, köpek ve diğer tüm hayvanlarla temas ettikten sonra mutlaka doğru yöntemle yıkanmalıdır. Etkin bir el hijyeni, her seferinde doğru yıkama tekniğinin uygulanması ile sağlanabilir. Doğru el yıkama tekniğiyle kişi ve toplum sağlığının korunmasına önemli bir katkı sağlanmaktadır.”

Kaynak: AA

İSLAM’DA TEMİZLİK

İslam’da Temizlik

MÜSLÜMANIN TEMİZLİGİ

Müslümanın Temizliği

TEMİZLİK ADABI NEDİR?

Temizlik Adabı Nedir?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.