Kişinin Birden Fazla Arabası Varsa Bunlara Zekat Verilmesi Gerekir mi?

Kişinin birden fazla arabası varsa bunlara zekat verilmesi gerekir mi?

Zekâtın hangi mallardan alınacağı meselesi bellidir. Meselâ hayvanlardan zekâta tâbi olanlar; koyun cinsi, sığır cinsi ve deve cinsidir. Atlardan ise zekât alınmamıştır. Yani bir kimsenin 50 veya 100 atı olsa, bunlardan zekât gerekmez. Ancak Ebû Hanîfe Hazretleri, at çiftliklerinde bulunan atların zekâta tâbi olacağını söylemiş ve her bir at için bir dinar, yani yaklaşık 4,25 gram altın verilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Buna karşılık diğer mezhep âlimleri ve Hanefî mezhebinin diğer imamları, atlardan zekât alınmayacağını belirtmişlerdir.

Yine eski dönemler açısından düşündüğümüzde, bir kimsenin bir veya birkaç kölesi olabilir ve bunlar hizmet için bulundurulurdu. Bu durumda zekât gerekmezdi. Ancak bir kişinin 100 kölesi olsa ve her biri yüksek bir ekonomik değer ifade etse bile, eğer bunlar ticaret malı değilse zekâta tâbi olmazdı. Yani bir malın çok değerli olması, tek başına onun zekâta tâbi olmasını gerektirmez. Önemli olan, o malın ticaret için elde tutulup tutulmadığıdır.

Günümüze uyarlarsak, bu durumu lüks araçlara benzetmek mümkündür. Bir kimsenin elinde yüksek değerli mallar bulunması, eğer bunlar ticaret amacı taşımıyorsa, doğrudan zekâtı gerektirmez. Nitekim bir insanın evi buna örnektir: Bir kişi 1 milyonluk bir evde de oturabilir, 1 trilyonluk bir yalıda da yaşayabilir. Ancak bu evler satılık olmadığı sürece zekâta tâbi değildir. Çünkü bunlar “kullanım malı”dır, ticaret malı değildir.

Aynı şekilde araçlar için de şu ölçü geçerlidir: Eğer araçlar ihtiyaç için kullanılıyorsa zekât gerekmez. Ancak ihtiyaç dışı, sırf biriktirmek, hobi veya gösteriş için tutuluyorsa bu israf kapsamına girebilir. İsraf ise haramdır ve haram olan bir şeyin zekâtı olmaz. Bu durumda kişi önce niyetini sorgulamalıdır.

Bir kimse: “Benim galerimde 20 araç var, bunların zekâtı var mı?” diye sormadan önce, “Benim bu araçlara gerçekten ihtiyacım var mı?” diye kendine sormalıdır. İhtiyaç varsa mesele yoktur. Ancak sadece biriktirme, değer saklama veya ileride satma amacı varsa, bu durumda bunlar ticaret malı hükmüne yaklaşır ve zekât verilmesi gerekir.

Benzer şekilde, bazı kimseler yüksek değerli tablolar, hat eserleri veya sanat ürünleri alırlar. Eğer bunlar gerçekten sanata değer vermek, sanatkârı desteklemek niyetiyle alınıyorsa bu ayrı bir durumdur. Nitekim tarihimizde, sanatkârları desteklemek için yüksek bedeller ödeyen zenginler olmuştur. Bu durumda niyet önemlidir.

Ancak kişi bu tür eşyaları “ileride satarım, değerlenir” düşüncesiyle saklıyorsa, bu durumda kendini aldatmamalıdır; bunlar ticaret malı hükmüne girer ve zekâtı verilmelidir.

Netice olarak, bir malın zekâta tâbi olup olmaması sadece değerine değil; kullanım amacına, niyete ve ticaret unsuru taşıyıp taşımadığına bağlıdır. Aksi hâlde, ihtiyaç dışı biriktirilen mallar israfa girer ve bu da bir Müslüman için ciddi bir vebal olur.

İslam ve İhsan

BORÇ VERİLEN PARANIN ZEKÂTI NASIL HESAPLANIR?

Borç Verilen Paranın Zekâtı Nasıl Hesaplanır?

ZEKAT NEDİR, KİMLERE VERİLİR VE NASIL HESAPLANIR?

Zekat Nedir, Kimlere Verilir ve Nasıl Hesaplanır?

ÖDEME ZAMANI BELİRSİZ ALACAĞIN ZEKÂTI NE ZAMAN HESAPLANIR?

Ödeme Zamanı Belirsiz Alacağın Zekâtı Ne Zaman Hesaplanır?

ALTININ ZEKÂTI NASIL HESAPLANIR?

Altının Zekâtı Nasıl Hesaplanır?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle