Sorularla İslam

Lokman Suresinin 33. Ayeti Ne Anlatıyor?

Lokmân suresi 33. âyette ne anlatılmak isteniyor? Dünya ve şeytanın aldatıcı tuzaklarına karşı uyarı: Lokman Suresi 33. ayetin Arapçası, meali ve tefsiri yazımı

Kadının Kendi Evinde Sesli Kıraatle Namaz Kılması Caiz midir?

Kadının kendi evinde sesli kıraatle namaz kılması caiz midir? Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Hamdi Yıldırım cevaplıyor.

Rehberim, Tarihi Yerleri Anlatırken Dini Değil De Sanatsal Yönlerini Öne Çıkarıp Anlatmam Doğru mu?

Rehberim, tarihi yerleri anlatırken dini değil de sanatsal yönlerini öne çıkarıp anlatmam doğru mu? Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Hamdi Yıldırım cevaplıyor.

Ölümü Unutan İnsana İlâhî İkaz: Son Nefese Hazır mıyız?

Hayat her an eksilen bir sermayeyken, son nefesin aynasında nasıl bir yüzle karşılaşacağız? Âhiret yolculuğuna bugün ne kadar hazırlıklıyız?

Faiz veya Kumar Borcu Olan Birine Zekat Verilir mi?

Faiz veya kumar borcu olan birine zekat verilir mi? Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Hamdi Yıldırım cevaplıyor.

Lokman Suresinin 28. Ayeti Ne Anlatıyor?

Lokmân suresi 28. âyette ne anlatılmak isteniyor? Allah’ın her şeyi kolaylıkla yaratan ve dirilten olduğuna dair; Lokmân sûresi 28. âyetin Arapçası, meali ve te

Burun veya Kulak Tıkanıklığı Gusül Abdestine Mani midir?

Burun veya kulak tıkanıklığı gusül abdestine mani midir? Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Hamdi Yıldırım cevaplıyor.

İşveren Namaza İzin Vermezse Mesai Saatinde Namaz Kılmak Kul Hakkı Olur mu?

İşveren namaza izin vermezse, mesai saatinde namaz kılmak kul hakkı olur mu? Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Hamdi Yıldırım cevaplıyor.

Zikir Ehli Neden Hayrın Tümünü Alır?

Zikir, diğer ibadetlerin ecrini nasıl geride bırakır ve mümine hangi manevi üstünlüğü kazandırır?

Lokman Suresinin 17. Ayeti Ne Anlatıyor?

Lokmân suresi 17. âyette ne anlatılmak isteniyor? Lokman Hekim’den öğütlerine yer verilen Lokmân sûresi 17. âyetinin Arapçası, meali ve tefsirini bu yazımızda o

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.