Müʼmin, kendisini ulaşabildiği bütün insanlardan, hattâ devrin gidişâtından mesʼul gören hassas bir vicdan ve diğergâm bir rûha sahip olmalıdır.
Yıllardan beri dünya gündemi, birkaç senedir de ülke gündemi, büyük ölçüde ümmet yapısı ve gerçeği üzerinde yoğunlaşmış bulunmaktadır. Ne acıdır ki, “Arap Bahar
"Bu ayet kime hitap ediyor?” sorusu aslında Kur’an-ı Kerim’deki her ayet için sorulabilir. Çünkü Allah Teâlâ’dan gelen vahiy, insanın bir yanını Allah ölçülerin
Hak katında değerli olan, bir amelin miktarından ziyade keyfiyetidir. Kalbî duyuşlarla ve huşû ile îfâ edilen hâlisâne ameller, ilâhî rahmete vesîle olurken; ga
Nisa sûresinde Rabbimiz; “Allah’a ibadet edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anaya, babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, y
Nefis, Allah için hizmet etmenin ve faydalı olmanın tadını aldığı vakit, “Canlar canını buldum, kovanım yağma olsun!” diyen güzele benzer de herkes gibi düşünme
Kalb çok zikirle yumuşar. Hiç bir şey buna mâni olmamalıdır. İnsanın mükerrem oluşu zikr-i dâimî ile tecellî eder, beden bununla nurlanır, temizlenir.
Üsküdar’da bulunan Aziz Mahmud Hüdayi Camii’nde, her pazartesi sabah namazında, Hafız Mustafa Efe'nin imam hatipliğinde "ESNAF DUASI" yapılıyor.
Gerçek merhamet, şefkat ve cömertlik; kişinin sadece âile efradına ve yakınlarına olan iyilikleri değildir. Bilâkis, Peygamber Efendimizʼin buyurduğu gibi, en y
Hizmet mâhiyetindeki bir hareketin, rızâ-yı ilâhîye muvâfık, yâni kâmil bir sûrette tahakkuku için birtakım vasıflara sâhip olması gerekir. Bunların başında niy