Alçak gönüllülük, gösterişsizlik "tevâzu" olarak tanımlanıyor dilimizde. Peki tevâzu derecemiz nedir? Bunu nasıl anlayacağız? İşte cevabı...
Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı "Yarışmalarda elde edilecek ödülleri almak caiz midir?" sorusunu cevaplandırdı.
İnsanlığımızla alakalı, dinimizden kaynaklı işlerde haberlerden etkilendiğimiz kadarı ile sorumluluk alamayacağımız çok açık bir gerçektir. Üzerimize binen ekon
Büyüklerden birine demişler ki; “Efendim dua edin de Ümmeti Muhammed kurtulsun.” O da demiş ki; “Siz bana Ümmeti Muhammed’i gösterin ki ben de onların kurtulduğ
Şeyh Sâdî buyurur: “Bir insanda bir kalıp, kıyafet görüyorsun. Adamlık, o kalıpla değildir. İnsanlık, âlicenaplıkladır. Sûret yeterli değil, asıl sîret lâzımdı
Ankara Müftülüğü tarafından oluşturulan Alo Fetva hattında, Kurban Bayramı öncesinde günlük ortalama 2 bin soruya cevap veriliyor.
Şeyh Sâdî buyurur: “Bir bedevî gördüm. Oğluna diyordu ki: «‒Evlâdım! Kıyâmet günü sana, “Ne kazandın?” derler. “Hangi neseptensin?” demezler! Yani amelini sor
Selâm, her nefeste imtihan için geldiğimiz şu fani dünyada, daimi ibadet şuuruyla Müslüman kardeşlerimizle hem kavuştuğumuzda, hem de ayrılırken sarf ettiğimiz
Altınoluk Dergisi Yazı İşleri Müdürü Ahmet Taşgetiren, bu zamanda Müslümanın hayat süzgecinden geçirmesi gereken soruları adetâ bir araya getiriyor ve bizi kend
Hâlid-i Bağdâdî Hazretleri buyurur: “Bütün fiil ve sözlerinizde, kendi güç ve kuvvetinizden vazgeçerek Allâh’ın güç ve kudretine sıkıca sarılın!”[1]