Ümmet, millet ve devlet olarak ve belki küçük küçük cemaat ve gruplar olarak da muhasebe yapmak bir zarurettir. Meselâ bugün İslâm ümmeti olarak ciddi bir muhas
“Ben Müslümanım” demek, bu dünya ve ebedi hayat için pek çok şeyi teahhüd etmek anlamına geliyor. Onun için “Ben Müslüman mıyım?” sorusu, bugün her birimiz için
Efendimiz -aleyhissalâtü vesselâm-, ömrünü tebliğ vazîfesine adamış ve Vedâ Hutbesi’nde arka arkaya üç defâ; “Tebliğ ettim mi?” diye sorarak, vazîfesini îfâ ett
Cenâb-ı Hak, Hazret-i Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem-’e ve onun şahsında bütün ümmete şöyle buyurur: “Sen (dâimâ) af yolunu tut ve iyiliği emret...” (el
Her insan, doğduğu andan itibâren, tahakkuk müddeti meçhul bir ölüm hükmü ile mahkûmdur. Bu hükmün gerçekleşme zamanı ise Azrâil -aleyhisselâm- ile karşılaşacağ
İnsanoğlunun ortalama 70-80 senelik ömrü, ekseriyetle çocukluk ve gençlik yıllarında atılan temeller üzerinde şekillenir. Dolayısıyla hayatın bu ilk devresi, âd
İbâdet ve hayırlı işlerin biri bittiğinde hemen diğerine koşmak, herhangi bir zamanın ibâdetsiz ve hayırdan uzak geçmesine fırsat vermemek îcâb eder. Çünkü haya
Mevlâna Mesnevî'de “Harîslerin, yani Dünya’yı çok sevenlerin göz testileri hiç dolmaz. Sadef de kanaat edici olmayınca, içi inci ile dolmaz.” (c.1, 21) diyerek
Kâmil bir mü’min olabilmek için, sadece farzların îfâsı ve haramlardan sakınmak yeterli değildir. Îman heyecanıyla dolu bir gönül hassâsiyeti de gereklidir.
Gençlik, insan ömrünün hazinesidir. Bu hazineyi değerlendirme şekline göre insan, ya büyük bir zenginliğe nâil olur, ya da fecî bir iflâs ve hüsrâna dûçâr olur.