EZCÜMLE

Güzel Söz Söyleme Sanatı

Kul, Cenâb-ı Hakk’ın şu emrini hiç unutmamalıdır: “…İnsanlara güzel söz söyleyin…” (el-Bakara, 83) Dili kullanmak bir sanattır, o da kalbe bağlı bir keyfiyettir

Musa Efendi’nin Zahir-batın Hassasiyeti

Dr. Adem Ergül, Altınoluk dergisinin 401. sayısında Sahibü’l-Vefa Musa Efendi’nin zahir-batın hassasiyetini işledi.

Seni Çok Özledim Dedeciğim

 Hüdhüd kuşuydu ibibik, başında bulunan güzel tüylerin hikmeti anne ve babasına duyduğu hürmettendi. Yüzlerce evladı vardı dedemin, onu özleyip su kuyusu arayan

Musa Efendi’den Okumalar

Sâhibül Vefâ Musa Efendi’den okumalar…

Dinimiz Her Şeyiyle Kolaylık Dinidir

"Bu din her şeyiyle kolaylıktan ibarettir." hadisini nasıl anlamalıyız? İbadetlerimizi eksiksiz yapa bilir miyiz? Bu konu ile ilgili hadisler nelerdir? Dr. Mura

Peygamberimizin Dilinden Münafık Birinin Özellikleri

Münafıklık nedir? Münafıklığın alâmetleri nelerdir? Birinin münafık olduğunu nasıl anlarız? Peygamberimiz münafık birinin özelliklerini nasıl anlatıyor? Sahabel

İnsan Kendine Nasıl Zulüm Eder?

İmana zulüm karıştırmak nedir? "Ey nefsine zulüm edenler..." ayetini nasıl anlamalıyız? Günahın en büyük derecesi nedir? Tefsir nasıl yapılır? Dr. Mur

Peygamberimizin Fitneye Karşı Tutumu

İki Müslüman karşı karşıya geldiğinde nasıl davranmalı? İki Müslüman savaşırsa ne olur? Bununla ilgili hadisler ve ayetler nelerdir? Fitne zamanında ne yapmalıy

Bu Devirdeki Cahiliye Adeti

Cahiliye'den, günümüze kadar gelen büyük hastalık nedir? Din kardeşini hakir, küçük görmek bize yakışır mı? Yardımcı ve hizmetçi mümin kardeşlerimize nasıl davr

Nankörlük ve Küfrün Sonu

Peygamber Efendimize cehennem nasıl gösterildi? Cehennem ehlinin çoğunluğunu kimler oluşturur? Nankörlük denildiğinde ne anlamalıyız? Dr. Murat Kaya anlatıyor..

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.