Allâh Teâlâ’nın kullarını imtihân etmesi, O’nun Hazret-i Âdem’i yaratmasıyla birlikte tatbîk mevkîine koyduğu bir murâd-ı ilâhîsidir.
Cenâb-ı Hak, insan neslinin atası olan Âdem -aleyhisselâm-’ı mahlûkâtın en mükerremi kılarak cennette yaratmıştır.
Allâh Teâlâ, Hazret-i Âdem ve Havvâ -aleyhimesselâm-’ı yarattıktan sonra onların her türlü nîmetlerle dolu cennette yaşamalarına, yasak ağaç dışında cennetin nî
İnsana Rabbinden bir sır olarak üflenen rûhun mâhiyetini tam olarak bilmek mümkün değildir. Zîrâ o öteler âlemine âit olup beşer idrâkinin kavrayamayacağı bir m
Ruhların yaratılması, önce âleme, daha sonra da bedenlere gönderilmesi ve ardından yeniden dirilme esnasında tekrar bedenlere gönderilme devreleri...
Kuyruk sokumu kemiği olarak bilinen acbü’z-zeneb, insansanın bedeni çürüyüp yok olsa bile çürümeyen tek parçasıdır. Hadis-i şerifte Allah Teâla'nın insanı yenid
İnfâktan maksat, muhtacı bütünüyle sıkıntıdan kurtarabilmektir. Elbette ki herkesin bütçesi veya imkânı bunun için tek başına kâfî gelmez. O hâlde hayırda da bi
Hak Teâlâ birçok âlem yaratmıştır. Bu âlemlerin 18.000’den 360.000’e kadar olduğuna dâir muhtelif rivâyetler bulunmaktadır. Bu rivâyetler, insan aklının âlemler
Cenâb-ı Hakk’ın bir kulun arzularını yerine getirmesi ve günahlarını affetmesi, dünya ve âhiretin bütün hayırlarını ihtivâ etmektedir. Böyle bir kul, dünya ve â
Toruna yaraşan, atasından gördüğü hayırları yaşatmak, ümmete yaraşan, ölüm tefekkürüyle her dem uyanık kalmaktır.