Kanser Taraması İle Yaklaşık 79 Bin Kişiye Erken Teşhis

Sağlık Bakanlığınca Türkiye genelinde uygulanan rahim ağzı, kolon ve meme kanseri taramaları kapsamında 78 bin 767 kişiye erken teşhis konuldu.

Sağlık Bakanlığınca, 1992'de hayata geçirilen aktif kanser kayıtçılığı sistemi ile belirli bir nüfusta ortaya çıkan tüm kanser vakalarıyla ilgili bilgiler toplanarak, kanserin klinik ve patolojik göstergeleri ile tam olarak belgelenmesi sağlandı.

Toplumda görülen her kanser olgularının ortaya konduğu sistemle aktif merkezlerin verilerinden oluşturulmuş ilk rapor, 2002'de yayımlandı. 2013'te 81 ilde aktif kanser kayıtçılığının yapılmasıyla belirli aralıklarla düzenli olarak hazırlanan Türkiye Kanser İstatistikleri Raporları ile ülkenin kanser görülme sıklığına ilişkin harita çıkarıldı.

Bakanlıktan edindiği bilgiye göre, Türkiye'de en sık görülen kanser türleri değerlendirildiğinde; erkeklerde akciğer, prostat, kalın bağırsak, mesane ve mide kanserleri, kadınlarda ise meme, tiroid, kalın bağırsak, rahim ve akciğer kanserleri sıralamada yer alıyor.

Çocukluk çağı kanserlerinde ise çocukluk çağı lösemilerinin en sık görülen kanser türü olurken, bunu her iki cinsiyette de lenfomalar ve merkezi sinir sistemi tümörlerinin takip ettiği belirlendi.

TARAMA SONUÇLARINA TÜRKİYE'NİN HER YERİNDEN ULAŞILABİLİYOR

Kansere neden olan faktörlerin başında yüzde 90 oranında çevresel ve yüzde 10 oranında ise genetik faktörler geliyor. Dünyada ve Türkiye'de sık görülen kanserlerden meme, rahim ağzı ve kalın bağırsak kanser tarama programına alınarak, hem erken teşhis imkanı elde edildi hem de tedaviye erişimle birlikte hastaların yaşam süresi ve kalitesi artırıldı.

Bu kapsamda Türkiye'de de Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM), Toplum Sağlığı Merkezleri (TSM), Aile Sağlığı Merkezleri (ASM) ve Sağlıklı Hayat Merkezlerinde (SHM) meme, kalın bağırsak ve rahim ağzı kanserleri taramaları ücretsiz yapılmaya başlandı.

2002'de 11 KETEM ile başlanılan mücadele kapsamında 2019 itibarıyla her ilde en az bir tane olmak üzere 215'i sabit KETEM (112 KETEM SHM içinde), 26'sı Mobil KETEM olmak üzere toplam 241 merkezde KETEM uygulaması sürüyor.

Uygulama ile 2018'de toplam 7 milyon kişiye ücretsiz kanser taraması yapıldı. Tarama sonuçları, numunenin laboratuvara ulaşmasından itibaren 10 gün içinde web tabanlı bir yazılımla hastalar tarafından Türkiye'nin her yerinden görülebiliyor.

Her üç tarama sonrası şüpheli bulunan vakalar, 81 ilde faaliyet gösteren Tarama Sonrası Teşhis Merkezlerine yönlendiriliyor.

TARAMAYLA ERKEN TEŞHİS

Rahim ağzı kanseri taramalarında daha önce "smear testi" kullanılırken, Ağustos 2014'ten itibaren kadınlara HPV-DNA testi yapılmaya başlandı. Bugüne kadar yaklaşık 4,5 milyon kişiye rahim ağzı kanseri taraması için test uygulanırken, 196 bin 844 kişide sonuç pozitif çıktı. Tarama sonunda 33 bin 813 kişinin hastalığı erken teşhis edildi.

Meme kanseri taramasında 2016'dan bugüne yaklaşık 1 milyon 700 bin kişi tarandı, 86 bin 152 kişi ileri tetkike gönderildi. Meme kanseri tarama sonucunda 30 bin 144 kişiye erken teşhis kondu.

Öte yandan kolon kanseri taramasında 2011'den bugüne kadar 5,5 milyondan fazla kişiye gaitada gizli kan testi yapıldı ve 246 bin 279 kişide sonuç pozitif çıktı. Taramalarda, kolon kanserinde 14 bin 810 kişinin hastalığı erken teşhis edildi.

Kaynak: AA

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.