İsveç’te Hoparlörden Ezan Okunmaya İzin

İsveç’in Blekinge bölgesindeki Karlskrona kentinde Boşnaklara ait İslam Kültür Derneğinin minareli camide hoparlörle beş vakit ezan okunmasına izin verildi ve ilk ezan cuma namazı öncesi okundu

İsveç’in Blekinge bölgesindeki Karlskrona kentinde Boşnaklara ait İslam Kültür Derneği’nin minareli camisinde beş vakit hoparlörle ezan okunmasına çıktı. İlk hoparlörle ezanı cuma namazı öncesi İslam Kültür Derneği Başkanı Abdulrahman Tamarji okurken, cuma namazı için camiye gelenler ezanı gözyaşları ile dinledi.

İSVEÇ’TE BEŞ VAKİT EZANA İZİN ÇIKTI

Tamarji, İsveç’te ilk defa 5 vakit hoparlörle ezan okunmasına izin aldıklarını, fakat bu izni şimdilik sadece cuma namazı öncesi kullanacaklarını söyledi. Tamarji, “Ezan iznini hafta da bir gün cuma namazından önce kullanacağız. Zira camimiz mahalle içinde olduğu için nasıl bir tepki alacağımızı bilemiyoruz. Zaman içinde yeniden durum değerlendirmesi yapıp ona göre hareket etmeyi düşünüyoruz. Hoparlörden ilk ezan okumak bana nasip oldu. Çok heyecanladım ve duygulandım” ifadesini kullandı.

“MİNAREYE BEŞ YILDA İZİN ÇIKTI”

İsveç’in Belkinge bölgesinde ilk kez bir caminin minareli olduğuna değinen Tamarji, belediyeye minare için 5 yıl önce müracaat ettiklerini ve inşaat izninin ancak 50 gün önce çıktığını vurguladı.

Minareyi bir ayda yaptırdıklarını hatırlatan Tamarji, minareyi tamamen Osmanlı mimarisine göre tasarladıklarının altını çizdi.

İLK HOPARLÖRDEN EZAN DÖRT YIL ÖNCE OKUNDU

İsveç’te ilk hoparlörden ezan, dört yıl önce Stockholm’ün Botkyrka ilçesindeki Fittja Mahallesi’nde bulunan Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı Fittja Ulu Camisi’nde okundu. Camide 2013 yılından beri sadece cuma günleri cuma namazından önce hoparlörle ezan okunuyor.

Kaynak: AA

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.