İsrail, Mescid-i Aksa İmamı Şeyh Sabri’yi Tehdit Etti

İsrail güçleri, Mescid-i Aksa İmam Hatibi Şeyh İkrime Sabri’yi tehdit etti.

İsrail güçleri, Mescid-i Aksa İmam Hatibi Şeyh İkrime Sabri’nin evine baskın düzenleyerek, tehditler savurdu.

Eski Kudüs-Filistin Müftüsü olan ve halihazırda Kudüs Yüksek İslam Heyeti Başkanlığı görevini yürüten Şeyh Sabri’nin avukatı Hamza Kutayne, İsrail istihbarat memurları ile polisinden oluşan bir grubun Şeyh Sabri’nin işgal altındaki Doğu Kudüs’ün Es-Suvvane Mahallesi'nde bulunan evine baskın düzenlediğini belirtti.

Kutayne, Şeyh Sabri’nin yarın Mescid-i Aksa’daki cuma hutbesini okuyacağına dikkati çekerek, İsrail güçlerinin Şeyh Sabri’ye hutbede “kışkırtıcı” cümlelerden uzak durması için tehdit ettiğini kaydetti.

İsrail güçlerinin özellikle akşam saatlerinde Şeyh Sabri’nin evine baskın düzenlediğine vurgu yapan Kutayne, İsrail’in Şeyh Sabri’yi susturmak istediğini, bunu da gözaltı ve Mescid-i Aksa’dan uzaklaştırma uygulamalarıyla yapmaya çalıştığını aktardı.

Şeyh İkrime Sabri, dün görüntülü olarak yayınlanan mesajında, Fransa’nın Hazret-i Muhammed’e (s.a.v.) ve İslam karşıtı tutumuna dikkati çekerek, Filistinlilere Mevlid-i Nebi günlerinde Mescid-i Aksa’yı boş bırakmama çağrısı yapmıştı.

Haziran ayının başında gözaltına alınan Şeyh Sabri’ye İsrail makamlarınca 4 ay Mescid-i Aksa’dan uzaklaştırma cezası verilmişti.

Kaynak: AA

MESCİD-İ AKSA İMAMI TÜM MÜSLÜMANLARI MESCİD-İ AKSA’YA DAVET ETTİ

Mescid-i Aksa İmamı Tüm Müslümanları Mescid-i Aksa’ya Davet Etti

MESCİD-İ AKSA NEDİR, NEREDEDİR?

Mescid-i Aksa Nedir, Nerededir?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.