İsrail, Gazze'deki Cibaliya Mülteci Kampı'nı Vurdu: En Az 100 Kişi Hayatını Kaybetti

Gazze'deki Sağlık Bakanlığı, Cibaliya Mülteci Kampı'na İsrail ordusunun düzenlediği saldırıda ilk belirlemelere göre 100 kişinin öldüğünü duyurdu.

Gazze'deki Sağlık Bakanlığı, Cibaliya Mülteci Kampı'na İsrail ordusunun düzenlediği saldırıda ilk belirlemelere göre 100 kişinin öldüğünü duyurdu.

Bakanlığın Telegram hesabından yapılan açıklamada, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliya Mülteci Kampı'nı İsrail ordusunun hedef aldığı bildirildi.

Açıklamada, ilk belirlemelere göre 100 kişinin hayatını kaybettiği ve kampta bulunan sivil yerleşim yerlerinden 6 Blok Mahallesi'nin tamamen yerle bir olduğu kaydedildi.

Çok sayıda kişinin yaralandığı belirtilen açıklamada, ölü ve yaralıların Endonezya Hastanesine nakledildiği bildirildi.

İsrail ordusu Cibaliya Mülteci Kampı'nı bombaladığını kabul etti

İsrail ordusu, abluka altındaki Gazze Şeridi'nde içinde çok sayıda sivilin bulunduğu Cibaliya Mülteci Kampı'ndaki yerleşim alanına yönelik saldırıyı üstlendi.

İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari, düzenlediği basın toplantısında Gazze Şeridi'ndeki Cibaliya Mülteci Kampı'nda iki binanın yıkıldığı ve çok sayıda sivilin can verdiği saldırıyı kendilerinin düzenlediğini söyledi.

Hagari, İsrail ordusunun Gazze'ye karadan girmesinin ardından "savaşı yöneten" Hamas'ın üst düzey yetkilisi İbrahim Biari'yi hedef aldıklarını ileri sürdü.

İsrail Ordu Sözcüsü, "çok sayıda teröristi" bu saldırıda öldürdüklerini iddia ederek bölgede "kapsamlı bir askeri altyapı bulunduğu için bunun diğer binaların da çökmesine yol açtığını" savundu.

Kaynak: AA

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.