Nebevî Terbiye Sahâbeye Nasıl Bir Tevâzû Ahlâkı Kazandırdı?
Peygamber terbiyesiyle yetişen sahâbeler, makam ve mevki karşısında bile tevâzûlarını nasıl korudular?
Nebevî terbiye altında yetişen sahâbe nesli de Allah Rasûlü’nün tevâzû hâlinden müstesnâ nasipler almışlardır.
NEBEVÎ TERBİYE SAHÂBEYE NASIL BİR TEVÂZÛ AHLÂKI KAZANDIRDI?
Nebevî Terbiyenin İzinde: Tevâzûda Yetişen Sahâbe Nesli
Hazret-i Ebû Bekir -radıyallâhu anh- Allah Rasûlü’nün ifâdesiyle; “üçüncüleri Allah olan ikinin ikincisi”[1] olmasına ve yine Efendimiz’in; “Ebû Bekir bendendir, ben de ondanım...”[2] buyurmasına rağmen, halîfeliğe seçildiğinde îrâd ettiği ilk hutbede:
“Ey insanlar, en hayırlınız olmadığım hâlde başınıza emîr tayin edilmiş bulunuyorum.” diyerek vazîfesindeki yüksek dirâyetine rağmen Hak Teâlâ’nın lutf u ihsânını ümîd ederek tevâzûdan müstağnî kalmamıştır.
Hz. Ebû Bekir ve Selman (r.a.): Makamda Değil, Kalpte Tevâzû
Selman -radıyallâhu anh- Medâin vâlisiyken, Şam’dan bir tüccar gelmişti. Tüccar, yükünü taşıyacak bir hamal ararken, karşısına, sırtında bir aba olan Selman -radıyallâhu anh- çıkıverdi. Onu tanımadığı için de:
“–Gel şunu taşı!” dedi.
Selman -radıyallâhu anh- yükü sırtlandı. Halk vâliyi, birinin yükünü taşırken görünce adama hemen durumu îzah ettiler. Şamlı tüccar derhâl özür dileyip yükü almaya çalıştıysa da Selman -radıyallâhu anh- :
“–Zararı yok, yükü evine götürene kadar sırtımdan indirmeyeceğim.” karşılığını verdi. (İbn-i Sa’d, IV, 88)
Hz. Bilâl ve Ebû Zer (r.a.) Örneği: Üstünlük Irkta Değil, Takvâdadır
Peygamber müezzini Bilâl -radıyallâhu anh- siyâhî idi. Ebû Zer -radıyallâhu anh- ona bir kızgınlık ânında; “Ey kara kadının oğlu!” diye hitâb etti. Bu sebeple Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ona kızdı.
Ebû Zerr’in sonraki bir hâlini Ma’rûr bin Süveyd şöyle anlatır:
“Bir gün Ebû Zer -radıyallâhu anh- ile karşılaştım. Üzerinde değerli bir elbise vardı. Aynı elbiseden kölesinin üzerinde de olduğunu görünce, kendisine bunun sebebini sordum.
Ebû Zer -radıyallâhu anh- Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- zamanında bir kişiye hakaret ettiğini ve onu annesinden dolayı ayıpladığını anlattı. Bunun üzerine Nebî -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ona şöyle buyurmuş:
«Sen, kendisinde câhiliye huyu bulunan bir kimsesin! Onlar sizin hizmetçileriniz ve aynı zamanda kardeşlerinizdir. Allah onları sizin himâyenize vermiştir. Kimin himâyesinde bir kardeşi varsa, kendi yediğinden ona yedirsin, giydiğinden de giydirsin. Onlara üstesinden gelemeyecekleri şeyleri yüklemeyiniz. Şâyet yükleyecek olursanız kendilerine yardım ediniz.»” (Buhârî, Îman 22, Itk 15; Müslim, Eymân, 40)
Dipnotlar:
[1] Bkz. Buhârî, Tefsir, 9/9.
[2] Tirmizî, Menâkıb, 20.
Kaynak: Osman Nûri Topbaş, Hak Dostlarının Örnek Ahlâkından 1, Erkam Yayınları









YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!