Hz. Ebûbekir, (r.a.) Sevr Mağarası’nda Nasıl Bir Sadâkat Sergiledi?
Sevr Mağarası’nda Hz. Ebû Bekir (r.a.) Rasûlullah uğruna canını nasıl siper etti; bir ümmetin selâmeti için hangi fedâkârlığı gösterdi?
Hicret esnâsında Sevr Mağarası’na doğru giderken Hazret-i Ebû Bekir -radıyallâhu anh-, Fahr-i Kâinât Efendimiz’in kâh önünde, kâh arkasında yürüyordu. Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:
“–Ey Ebû Bekir, niçin böyle yapıyorsun?” diye sordu.
Hazret-i Ebû Bekir -radıyallâhu anh-:
“–Yâ Rasûlâllah! Arkanızdan yetişebileceklerini düşünüyor, arkadan yürüyorum; ileride pusu kurup bekleyebileceklerini düşünüyor, önünüzden yürüyorum!” dedi.
“MAHZÛN OLMA!”: HİCRETTE HZ. EBÛBEKİR’İN (R.A.) TARİHE GEÇEN VEFÂSI
Nihâyet Sevr Mağarası’na ulaştılar. Ebû Bekir -radıyallâhu anh-:
“–Yâ Rasûlâllah! Ben mağarayı temizleyinceye kadar, Siz burada bekleyin!” dedi ve mağaraya girdi. Mağaranın içini temizledi. Eliyle yokluyor, bir delik bulduğunda hemen elbisesinden bir parça yırtıp orayı kapatıyordu. Bu minvâl üzere üst elbisesinin tamâmını deliklere tıkadı, sâdece bir delik kaldı. Ona da topuğunu koyduktan sonra:
“–Artık gelebilirsiniz ey Allâh’ın Rasûlü!” dedi.
Sabah olduğunda Hazret-i Ebû Bekir’in üst kısmında elbise olmadığını fark eden Allah Rasûlü:
“–Elbisen nerede, ey Ebû Bekir?” diye hayretle sordu.
Ebû Bekir -radıyallâhu anh- akşam yaptıklarını anlattı. Bu âlicenap davranış karşısında son derece duygulanan Allah Rasûlü, ellerini kaldırarak Ebû Bekir için duâ buyurdu.[1]
Müşrikler, mağaranın ağzına kadar geldiklerinde endişeye kapılan Hazret-i Ebû Bekir Sıddîk, Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’e hitâben:
“–Ben öldürülürsem, nihâyet bir tek kişiyim, ölür giderim. Fakat Sana bir şey olursa, o zaman bir ümmet helâk olur.” diyordu.
Peygamberimiz ayakta namaz kılıyor, Hazret-i Ebû Bekir de gözcülük yapıyordu. Hazret-i Ebû Bekir:
“–Mekkeliler Sen’i arayıp duruyorlar. Vallâhi ben kendim için endişelenmiyorum. Fakat Sana zarar vermelerinden korkuyorum.” dedi.
Rasûl-i Ekrem Efendimiz, Yâr-ı Gâr’ına (Mağara Dostu’na):
“–Ey Ebû Bekir! Mahzûn olma! Hiç şüphesiz Allâh bizimledir!” buyurdu.[2]
Sevr Mağarası’nda Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, bir ara mübârek başlarını Hazret-i Ebû Bekir -radıyallâhu anh-’ın dizine koyup hafif bir uykuya dalmışlardı. O esnâda Ebû Bekir -radıyallâhu anh-, mağarada açık kalan bir deliği ayağıyla kapatıyordu.
İmtihân-ı ilâhî, gerçekten de bir müddet sonra Ebû Bekir -radıyallâhu anh-, düşüncesinde haklı çıktı. Zîrâ bir yılan, Hazret-i Ebû Bekir’in ayağını şiddetli bir şekilde ısırdı ve zehrini akıttı. O büyük sahâbînin canı o kadar yandı ki, Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- uyanmasın diye hiç kıpırdamadıysa da, gözlerinden süzülen birkaç damlaya mânî olamadı. Öyle ki, bu inci tânesi damlalardan biri, Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in vech-i mübâreklerine düşüverdi. Bunun üzerine uyanan İki Cihan Serveri -aleyhissalâtü vesselâm-:
“–Ne var yâ Ebâ Bekir? Ne oldu?” diye sordu.
Hazret-i Ebû Bekir -radıyallâhu anh-:
“–Bir şey yok yâ Rasûlâllah!” dediyse de, Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in ısrârı üzerine meseleyi anlatmak zorunda kaldı[3] ve:
“–Anam-babam Sana fedâ olsun yâ Rasûlâllah! Ayağımı yılan soktu!” dedi.
Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, Hazret-i Ebû Bekir’in ayağına mübârek tükürüklerinden sürdü. O anda sanki hiçbir şey olmamış gibi Ebû Bekir -radıyallâhu anh-’ın elemi dindi, ıztırâbı sona erdi.
Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- vefât ettikten sonra zehir tekrar tesirini gösterdi ve Hazret-i Ebû Bekir’in şehâdetine sebep oldu.[4]
Dipnotlar:
[1]. Bkz. Hâkim, III, 7/4268; İbn-i Kesîr, el-Bidâye, III, 222-223; Ali el-Kàrî, Mirkàt, Beyrut, 1992, X, 381-382/6034; Ebû Nuaym, Hilye, I, 33.
[2]. İbn-i Kesîr, el-Bidâye, III, 223-224; Diyarbekrî, Târîhu’l-Hamîs, Beyrut ts., I, 328-329.
[3]. Beyhakî, Delâilü’n-Nübüvve ve Ma’rifeti Ahvâli Sâhibi’ş-Şer’iyye, ta’lik: Abdülmu’ti Kal’acî, Beyrut 1985, II, 477; İbn-i Kesîr, el-Bidâye, III, 223.
[4]. Ali el-Kârî, Mirkât, X, 381-382/6034.
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Faziletler Medeniyeti 1, Erkam Yayınları










YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!