Her Müslümanın Okuması Gereken Kitaplar

Her Müslümanın okuması gereken kitaplar hangileridir? Müslüman hangi kitapları okumalıdır? İşte Müslümanların anlayışına göre okunması gereken üç kitap...

Rasûlullah (s.a.v), okuma ve yazmanın yaygın olmadığı bir cemiyet içinde zuhûr etmiş ümmî bir Peygamberdi. Daha önce ne bir kitap okumuş ne de herhangi bir yazı yazmıştı.[1] Bunun hikmeti, Kur’ân’ın kendisinden değil de Allah tarafından indirildiğini insanlara göstermektir. Fakat nübüvvet vazifesi verilip okumayı, araştırmayı, yazmayı teşvik eden, ilmi ve âlimleri medheden âyet-i kerimeler nâzil olunca İslâm ümmeti içinde son derece hızlı bir okuma yazma seferberliği başladı.

İLİM ÖĞRENMEK FARZ MIDIR?

Rasûlullah (s.a.v) ümmetini ilme teşvik ederek şöyle buyurdu:

“İlim öğrenmek her Müslümanın üzerine farzdır.” (İbn-i Mâce, Mukaddime, 17)

“Bir kimse, ilim elde etmek arzusuyla bir yola girerse, Allah o kişiyi cennetin yollarından birine sevkeder. Melekler yaptığından hoşnut oldukları için ilim öğrenmek isteyen kimsenin üzerine kanatlarını gererler. Göklerde ve yerde bulunan her şey, hatta suyun altındaki balıklar bile âlim için Allah’a istiğfar ederler. Âlimin âbide üstünlüğü, dolunayın diğer yıldızlara olan üstünlüğü gibidir. Âlimler, Peygamberlerin vârisleridir. Peygamberler, mîras olarak altın ve gümüş bırakmazlar; onlar ilmi miras bırakırlar. Kim bu mîrâsı alırsa, büyük bir nasip almış olur.” (Ebû Dâvûd, İlim, 1/3641; Tirmizî, İlim, 19/2682)

“Sadakanın en efdali, bir Müslümanın ilim öğrenip sonra da onu Müslüman kardeşine öğretmesidir.” (İbn-i Mâce, Mukaddime, 20)

“…İlim ve hikmet ehli ile birlikte olup alçak karakterli ve günahkâr tabiatlı kimselerden uzak duranlara ne mutlu! (Ebû Nuaym, Hilye, III, 202-203)

 “Mü’min, sonunda varacağı yer Cennet oluncaya kadar, işittiği hiçbir hayra (ilme) asla doymaz.” (Tirmizî, İlim, 19/2686)

Rasûlullah (s.a.v) okuma yazma bilen sahâbîleri Medine’de Müslümanlara yazı öğretmeleri için vazifelendirmiştir. Abdullah bin Saîd, Ubâde bin Sâmit, Hafsa bint-i Ömer, Şifâ bint-i Abdullah yazı öğretmek üzere vazifelendirilen sahabilerdendi. (İslâm’a Giriş -Gençliğin İslâm Bilgisi-, s. 109)

ALİM KİMDİR?

Büyük İslâm âlimlerinden Fudayl bin Iyâz şöyle buyurur:

“Âlim, âmil (ilmiyle amel eden) ve muallim olan kişi, semâvâtın melekûtunda «Büyük» diye anılır.” (Tirmizî, İlim, 19/2685)

MÜSLÜMANLARIN OKUMASI GEREKEN ÜÇ KİTAP

Müslümanların anlayışına göre okunması gereken üç kitap vardır:

1- a) Kur’ân-ı Kerîm. Bu kitaptan doğan ilimler: Akâid, Fıkıh, Tefsir, Hadis, Kıraat, Tecvid vs.

2- b) Kâinat. Bu kitaptan doğan ilimler: Fizik, Kimya, Biyoloji, Matematik, Astronomi, Botanik, Coğrafya, Mühendislik bilimleri vs.

3- c) İnsan. Bu kitaptan doğan ilimler: Tıp, Psikoloji, Sosyoloji, Tarih, Antropoloji vs.

Dolayısıyla İslâm’da din ilmi, din dışı ilim diye bir ayrım söz konusu değildir. Kur’ân-ı Kerîm insanı ve tüm kâinatı incelemeyi emreder. Tüm ilimler, âyetleri anlamaya çalışmak sûretiyle Allah’a yönelmeyi ifade eder. Bu sebeple Kur’ân’ı, insanı ve kâinatı anlamaya yönelik ilimler bir arada yürütülmelidir.

Şunu da ifade eldim ki din ve ilim, insanın dışında ve ondan bağımsızdır. İnsan bunları icat edemez, sadece keşf veya idrâk eder.

[1] Ankebût, 48.

Kaynak: Dr. Murat Kaya, Ebedi Yol Haritası İslam, Erkam Yayınları

 

GENÇLERİN OKUMASI GEREKEN 100 KİTAP

Gençlerin Okuması Gereken 100 Kitap

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.