Hata ile Adam Öldürmenin Hükmü

Hata ile bir mü’mini öldürmenin hükmü ve kefâreti nedir?

Yanlışlıkla bir mü’mini öldüren kimse, diyet ödemekle yükümlü olur. Buna ek olarak kefâret cezası da gerekir ki, bu da mü’min bir köle azat etmek, buna gücü yetmezse peş peşe iki ay oruç tutmaktır. Allahü Teâlâ şöyle buyurur: “Yanlışlık dışında bir mü’min, bir mü’mini öldüremez. Yanlışlıkla bir mü’mini öldüren kimsenin, mü’min bir köle azat etmesi ve ölenin ailesine teslim edilecek bir diyet vermesi gerekir. Ancak ölenin ailesinin bağışlaması durumu bunun dışındadır. Eğer ölen kimse mü’min olup, size düşman olan bir toplumdan ise, o zaman öldürenin mü’min bir köle azat etmesi gerekir. Eğer ölen, sizinle aralarında antlaşma bulunan bir toplumdan ise, ölenin ailesine bir diyet vermek ve mü’min bir köle azat etmek gerekir. Bunları bulamayan kimsenin, Allah tarafından tevbesinin kabulü için arka arkaya iki ay oruç tutması gerekir. Allah her şeyi bilendir, tam hüküm ve hikmet sahibidir.” [1]

Yukarıdaki âyet; Uhud’ta Huzeyfe (r.a)’ın daha önce İslâm’a giren babasının yanlışlıkla öldürülmesi üzerine inmiştir. Bir kimseyi yanlışlıkla, meselâ av hayvanı veya düşman sanarak öldürmenin cezası, diyet ve mü’min bir köleyi azat etmektir. Diyetin miktarı; İslâm’ın ilk döneminde yüz deve, yaklaşık 4 kg. altın veya 28 kg gümüşten biri olarak uygulanmıştır. Bunu, öldürenin âkıle denilen hısımları üç yıl içinde, eşit taksitlerle öder. Fâili mechul olanın veya âkılesi bulunmayanın diyetini beytülmâl üstlenir. Köle azadına güç yetmezse, iki ay peş peşe oruç tutmak gerekir. Bu sonuncusu, yanlışlıkla öldürmenin ahirete yönelik günahının kaldırılması için bir kefârettir.

Nisâ sûresi 93. âyette, kasten öldürenin “sürekli olarak Cehennemde kalacağı” bildirilmiş, ayrıca köle azadı ve iki ay oruç kefâretinden söz edilmemiştir. Bu yüzden Hanefîlere göre kasten öldürmede kefâret gerekmez. Nitekim başka bir âyette, “Yanılarak yaptıklarınızda size bir günah yoktur” buyurulur.[2] Buna göre, hata edenden günah kaldırıldığı için öldürenin kendisine günah yüklenmez. Ancak tedbirsizlikten ötürü doğabilen bir günahtan dolayı kefâret öngörülmüştür.

İmam Şâfi’ye göre ise kasten öldürene de kefâret cezası gerekir. İmam Şâfi, kasten öldürmeyi, yanlışlıkla öldürmeye kıyas etmiş, ayrıca şu delillere dayanmıştır: Âyette, “Şüphesiz onları öldürmek büyük bir hata (yanlış fiil) idi.” [3] buyurulur. Vâile İbn el-Askâ’dan rivâyete göre, Hz. Peygamber’e kasten birisini öldüren kişi getirilince, onun hakkında şöyle buyurmuştur: “Onun için bir köle azat edin, bu kölenin her bir organına karşılık Allah da katilin bir organını Cehennemden azat eder.” [4]

Dipnotlar:

[1] Nisâ, 4/92. [2] Ahzâb, 33/5. [3] İsrâ, 17/31. [4] A. İbn Hanbel, IV, 447; Serahsî, Mebsût, XXVII, 85.

Kaynak: Prof. Dr. Hamdi Döndüren, Delilleriyle İslam İlmihali, Erkam Yayınları

KEFÂRET ÇEŞİTLERİ NELERDİR?

Kefâret Çeşitleri Nelerdir?

İSLAM'DA ADAM ÖLDÜRMENİN KEFARETİ

İslam'da Adam Öldürmenin Kefareti

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.