Yöneticilerin Uzak Durması Gereken 5 Hata

Yöneticilerin iş hayatında verimini düşüren, çalışanları ile olan ilişkilerini zayıflatan, hedef iş gücü olarak aşağı çeken ve kesinlikle uzak durması gereken bu beş hata nedir? Bunlara karşı nasıl önlem alabilir? Eğitimci ve Danışman Ahmet Şahin Akbulut tüm detayları ile bu soruları cevaplandırıyor...

Yöneticilerin uzak durması gereken 5 hata...

"Hatalar önemli öğrenme fırsatları doğurur." "En büyük hata, hata yapmaktan korkmaktır." "Korkmayalım ama hatalarımızdan öğrenelim ve tutumlarımızı farklılaştıralım elbette."

Öğrenmek tamam da sürekli aynı hatayı yapmak ciddi bir yönetim zaafiyeti. Yönetimde az sonra bahsedeceğim 5 hatayı acaba ne kadar sıklıkla yapıyor olabilirsiniz. Gelin bakalım.

  1. YETERSİZ VE GECİKMİŞ GERİBİLDİRİM

Ken Blanchard Şirketleri tarafından 1,400 yönetici ile yapılan ankete göre, geribildirim vermemek liderlerin yaptığı ortak hataların en başında yer alıyor.

Ekibinize zamanında geribildirim vermezseniz, onları kendi performanslarını geliştirme fırsatından mahrum etmiş olursunuz.

Bu hatayı önlemek için ekibinize nasıl düzenli geribildirim vereceğinizi mutlaka öğrenmeniz gerekiyor.

  1. EKİBİNİZE ZAMAN AYIRMAMAK

Çalıştığım yöneticilerde de çok yakından gözlemlediğim bir durum var. Yöneticilerin İŞ yükleri o kadar fazla ki, ekipleriyle bir türlü görüşme imkanı yakalayamazlar.

Evet, yapılması gereken bir çok iş vardır. Hazırlanması gereken raporlar, sunumlar, toplantılar...

Ancak önceliğiniz her zaman çalışanlarınız olmalı.

İhtiyaç duydukları zaman size ulaşamadıklarında çalışanlarınız, ne yapacağını bilemez ve hedeflerine ulaşmak için ihtiyaç duydukları yönlendirme ve destekten mahrum kalırlar.

Bu hatanın oluşmasına izin vermeyin, çalışanlarınızla görüşmek üzere zaman ayırın.

Duygusal zekanızı geliştirin, böylece ekibinizi yakından tanır ve onların ihtiyaçlarının farkında olursunuz.

Çalışma saatleri içinde, "kapım her zaman açık" mesajıyla çalışanlarınızın sizden yardım alabileceklerini bilmelerine imkan verin.

Periyodik toplantılar bunun için yeterli değildir.

Çalışanlarınız sizinle birebir konuşmak isterler.

Bu sadece iş gereği değil, bazen de ilişki geliştirme ihtiyacından kaynaklanabilir. Unutmayın, insan ilişkilerinin 2 temel amacı vardır :

  • Anlaşılmak
  • Önemsenmek

  1. FAZLA DOST OLMAK

Bir çoğumuz ekibimizdeki kişilerin, bizi arkadaşça ve yaklaşılabilir bir kişi olarak görmesini isteriz.

Öncelikle insanlar, iyi geçindikleri yöneticileri için çalışırken daha mutlu olurlar. Her şeye rağmen, iyi ilişkiler geliştirdiğiniz ekibinizdeki kişilerle ilgili sert kararlar almak zorunda kalabilirsiniz veya bazı kişiler bu durumdan avantaj sağlamaya kalkabilir.

Olumsuzluklarla karşılaşma riski, sizin çalışanlarınız ile sosyalleşemeyeceğiniz anlamına gelmez.

Ancak yönetici olmak ve arkadaş olmak arasındaki dengeyi doğru kurmalısınız.

Daniel Goleman’ın “Yeni Liderler” adlı kitabını size tavsiye derim.  Liderin 6 farklı tarzı nasıl etkin biçimde dengeleyebileceğini burada öğrenebilirsiniz.

  1. HEDEF KOYMAKTA BAŞARISIZ OLMAK

Eğer çalışanlarınızın belirli bir hedefi yoksa, yaptıkları günlük işlerde karışıklık yaşarlar.

Ne için çalıştıklarıyla ilgili bir bilgiye sahip değillerse üretemezler veya yaptıkları işin ne anlama geldiği ile ilgili bir fikirleri yoktur.

İnsan anlam arayan bir varlıktır.

Anlam duygusunu yaşayamayan insan huzur bulamaz.

Liderler, anlam duygusu oluşturmak ve yaşatmak zorundadırlar.

Çalışanlar, kendilerinin ve yaptıkları işin büyük resmin hangi parçasını tamamladığını bilmek isterler.

  1. DELEGE ETMEMEK

Bazı yöneticiler, kendilerinden başka hiç kimsenin önemli işleri kusursuz bir şekilde yapabileceğine inanmıyor ve görevleri delege etmiyorlar.

İşleri delege edememe, işlerin tıkanma noktasına gelerek büyük problem yaşanmasına neden olur.

Sonuçta, yönetici stres yaşar, zihinsel ve duygusal yorgunluk fiziksel sorunlara yol açabilir.

Ortaya çıkan bu durum, yöneticinin iş ortamından uzaklaşmasına neden olur.

Delegasyonun hayata geçmesi kararlılık ve çaba gerektirir, işi doğru yapacağına dair ekibinize güven duymakta zorlanabilirsiniz.

Aslında birçok lider ve yönetici, asıl sorumluluğu olan "geniş bakış açısı" na odaklanmak için, kendisine zaman ayırmalıdır.

Delegasyon için istek ve çaba yetmez, yöntem bilmek gerekir.

İşler yetişmediği için çalışanlardan yardım istemek delegasyon değildir. Delegasyon, kime, neyi, ne zaman ve nasıl delege edeceğinizi önceden planlamayı gerektirir.

Çalışanlar için en etkin gelişim araçlarından biridir.

Hepimiz hata yaparız, ancak yöneticilerin ve liderlerin yaptıkları tipik hatalar vardır. Bunlara, çalışanları fazlaca kendi hallerine bırakmak ve rolünü yanlış anlamak gibi masum hataları da ekleyebiliriz.

Bir hata yapmak öğrenmek için fırsat teşkil edebilir. Ancak, ortak hataları nasıl tanıyacağınızı öğrenmek ve mümkünse engellemek üzere zaman ayırmanız, üretken ve başarılı olmanızda büyük rol oynar, böylece ekibiniz üzerinde büyük saygı uyandırırsınız.

Sartır’ın dediği gibi, hayatta yapılacak o kadar çok hata var ki, aynı hatayı yapmakta ısrar etmenin anlamı yok.

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.