Hacerül Esved Taşı

Hacerül esved nedir? Hacerül esved'in şekli nasıldır? Hacerül esved'in anlamı nedir? Hacerül esved nerede bulunur? Hacerül esved kim tarafından Kabe'ye yerleştirilmiştir? Peygamber Efendimiz Hacerül esved ile ilgili ne buyuruyor? Hacerül esved hakkında kısaca bilinmesi gerekenler...

Kâbe’nin doğu köşesinde yerden 1,5 m. yükseklikte, gümüşten bir mahfaza içinde tavafın başlangıç ve bitiş noktasını belli eden Hacerülesved bulunur. Arapça'da "siyah taş” anlamına gelen Hacerülesved yaklaşık 30 cm. çapında ve yumurta biçiminde siyaha yakın koyu kırmızı renktedir.

  • Hacerül esved kim tarafından Kabe'ye yerleştirilmiştir?

Hacerülesved Hz. İbrâhim -aleyhisselâm- tarafından Kâbe’nin inşası esnasında tavafın başlangıç noktasını belirlemek amacıyla yerleştirilmiştir. Kâbe’nin zaman içinde sel ve yangın gibi çeşitli âfetlere, ayrıca insanların saldırılarına mâruz kalmasının sonucunda Hacerülesved’de bazı hasar ve parçalanmalar meydana gelmiş, ancak her defasında bu parçalar büyük bir titizlikle yerlerine yapıştırılarak korunmaya çalışılmıştır. 930 yılında Karmatî lideri Ebû Tâhir el-Cennâbî Mekke’de yaptığı katliam ve yağma sırasında Hacerülesved'i yerinden sökerek Hecer’e götürmüştür. Böylece Kâbe yaklaşık yirmi yıl boyunca (930-951 yılları arası) Hacerülesved'den mahrum kalmış, ancak hacılar tavaf sırasında Hacerülesved mevcutmuş gibi bulunduğu yeri istilâm ederek tavaflarını yapmışlardır.

hacerül esved ile ilgili görsel sonucu

  • Hacerül esvedin anlamı nedir?

Tavafa başlama noktasını gösterme şeklindeki pratik faydası yanında, Hacerülesved’in aynı zamanda sembolik bir anlamı da mevcut olup bununla ilgili birçok rivayet nakledilmektedir. Bunlar arasında, Cenâb-ı Hakk'ın bezm-i elestte bütün insanlardan kendisini rab olarak tanımaları yönünde aldığı sözü (bk. el-A’râf 7/172) içinde taşıdığı ve buna uyanlar lehinde kıyamet günü şahitlik yapacağı (Ezrakî, I, 324; Süheylî, 11,273); Hacerülesved'e dokunan kimsenin Rahmân’ın eline dokunmuş gibi olduğu (İbn Mâce, "Menâsik”, 32); Hacerülesved’in yeryüzünde Allah'ın sağ eli olduğu ve kullarıyla onun vasıtasıyla musafaha ettiği, Hacerülesved'e dokunanın Allahla biat etmiş olacağına dair rivayetler (Heysemî, III, 242; Müttakî el-Hindî, XII, 215, 217) sayılabilir.

  • Peygamber Efendimiz Hacerül esved ile ilgili ne buyuruyor?

Resûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- bir defasında dudaklarını Hacerülesved'in üzerine koyarak uzun süre ağlamış, daha sonra dönüp Hz. Ömer -radıyallâhu anh-’ın de ağladığını görünce şöyle demiştir: "Ey Ömer! Göz yaşları burada dökülür" (İbn Mâce, "Menâsik”, 27). İbn Abbas -radıyallâhu anh-, Allah'ın kıyamet günü Hacerülesved'i getireceği ve onun da hak üzere kendisini istilâm edenlere şahitlikte bulunacağını rivayet etmektedir (Tirmizî, "Hac", 113; İbn Mâce, "Menâsik", 27). Hz. Ömer -radıyallâhu anh-  Hacerülesved’le ilgili olarak, "Allah’a and olsun ki, senin zarar veya fayda vermeyen bir taş olduğunu biliyorum; eğer Resûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem’i seni istilâm ediyor görmeseydim, ben de seni istilâm etmezdim" ve "Resûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’i seni öperken görmeseydim seni öpmezdim" şeklindeki sözleriyle Hacerülesved’in İslâm kültürü içindeki önemine işaret etmiştir (Buhârî, "Hac", 57, 60; Müslim, "Hac", 249-250).

Kaynak: Diyanet

HACERÜL ESVED’İN SELAMLANMASI VE ÖPÜLMESİNİN HİKMETİ

Hacerül Esved’in Selamlanması ve Öpülmesinin Hikmeti

HACERÜL ESVED TAŞININ TARİHİ

Hacerül Esved Taşının Tarihi

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

  • Harika allah razı olsun bu siteyi yapandanda yaptırandanda

    İlk defa öğrendim Allah razı olsun mükemmel bir site

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.