Güçlü Aile Bağları Bize Neler Kazandırır?

Sağlıklı ve güçlü bir âile yapısının kurulabilmesi için nelere dikkat etmeniz gerekiyor? İşte cevabı...

Öncelikle âilede saâdet, iki taraflı gerçekleştirilebilecek bir husustur. Bunun temelini:

  1. Birbiriyle iyi geçinmek,
  2. Anlayışlı ve olgun davranmak,
  3. Fedâkâr olmak, oluşturur.

Bunlar da bilhassa ahlâkî fazîlet, dirâyet, zekâ, samîmiyet, ve karşılıklı hassâsiyet ile mümkündür. Yine eskilerin “hüsn-i muâşeret” dedikleri, iyi geçinmek için iki tarafta da şu beş özellik bulunmalıdır:

  1. Dindârlık,
  2. Fazîlet,
  3. Muhabbet,
  4. Merhamet
  5. Sadâkat.

Bu vasıfların karşılıklı olarak kadında da erkekte de bulunmasının zarûreti, her gün yaşanan âile faciaları vesîlesiyle de daha açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır.

BÜTÜN GÜZEL VASIFLARIN TEMELİ 

Toplumda olduğu gibi âilede de dindârlık ve fazîlet, bütün güzel vasıfların temelidir. Dînin doğru ve güzel bir şekilde yaşandığı, ahlâkî fazîlet ve meziyetlerin sergilendiği yuvalar, insanlara iki dünya saâdeti bahşeder. Aksine dinden uzaklaşılan ve ahlâkî zaaflara düşülen hâllerde, bundan âile fertleri zarar göreceği gibi toplum da çok büyük yaralar alır. Burada dindârlık hususunu doğru anlamak lâzımdır. İnsan hem dindâr hem de kaba, geçimsiz ve nezâketsiz olamaz. Çünkü dîn-i İslâm, baştan sona nezâket, zarâfet ve nezâfetten ibarettir. Yani güzel edeptir, güzel edeptir, güzel edeptir… Şairin dediği gibi:

Edep bir tâc imiş nûr-i Hudâ’dan

Giy ol tâcı, emîn ol her belâdan…

Hazret-i Mevlânâ buyurur: “Aklım kalbimin kulağına eğildi ve sordu:  «–Din nedir?» 

Kalbim de şu cevabı verdi: «–Din, edepten ibarettir.»”

Muhabbete gelince, o da, âilenin mayası ve gıdasıdır. Muhabbetin azaldığı ve hoyratça yıpratıldığı hâllerde, âile de sallanmaya başlar. Muhabbet de, iki taraflı olmalıdır. Zira muhabbet, kalpleri fizikteki birleşik kaplar misâli, tesir alış verişine müsait hâle getirir. Kişi, sevdiği kadar sevilir. Diğer taraftan muhabbet arttıkça, davranış ve sözler de incelmeli, nezâket, zarâfet ve hürmetle süslenmelidir. Muhabbet, kesinlikle laubâliliğe dönüşmemeli, belli bir edep çerçevesi dâima gözetilmelidir. Muhabbet, merhamet vebenzeri bütün duygular, hep itidal üzere olmalıdır. Muhabbetin aşırısı zarar verdiği gibi, sevdiklerimizi muhabbetten tamamen mahrum etmek de, onları, başka yerlerde bu duygularını tatmin etmeye yöneltebilir.

aile_2

Muhabbetin nefsânî plâna münhasır hâlde bulunup haddi aşması, şiddetli kıskançlık ve baskıya yol açtığı gibi, azalması da ihmale sebep olur. Bu iki hâl, âile yuvası için birer âfettir.

EN MERHAMETLİ ANNE VE BABA EVLADINI SABAH NAMAZINA KALDIRANDIR

Aynı şekilde merhamet de aşırılık ve ihmalden uzak olmalıdır. Merhametin aşırısı, insanı zaafa düşürür, zararlı ve yıkıcı hatâlara karşı bile hoşgörülü olmaya yönlendirir. Bu merhamet değil, ancak kalbin bir zaafıdır. Diğer taraftan merhametin azlığı da kalbe katılık verir, kişiyi zulüm ve zorbalığa sürükler. Orta yollu tatlı-sert bir kıvamda olan merhamet ise, verimli olur ve yuvaya saâdet getirir. En merhametli anne-babalar, birbirlerini ve evlâtlarını sabah namazına kaldıranlar ve her bakımdan ciğerpârelerini âhiret saâdetine hazırlayanlardır.

Sadâkate gelince, o da iki tarafın birlikte ihtimam göstermesi gereken hususlardan birisidir. Sadâkat, kelime mânâsı itibariyle doğruluk demek olup insanın sözünde ve işinde doğru olması, yalan söylememesi demektir. Şüphesiz evliliğin sıhhati açısından eşlerin birbirlerine her hâlükârda doğruluk üzere devam etmesi, aradaki güveni zedeleyecek söz ve davranışlardan uzak durması, evliliğin sıhhat ve devamı açısından çok ehemmiyetlidir.

EŞLER ARASINDA SADAKÂTİN ÖNEMİ

Yine erkek ve kadının birbirlerine sâdık olmaları, başka insanlara gözlerinin ve gönüllerinin kaymaması da evliliğin selâmeti bakımından olmazsa olmaz şartlardan biridir. Bu tür tehlikelere düşmemek için İslâm’ın birbirine yabancı kadın ve erkek münâsebetleri hakkında koyduğu esâs ve kâidelere hassâsiyet gösterilmesi şarttır. İnsanları şüphe, zan, dedikodu ve vesveseye düşürecek davranışlarda bulunmak, hem kişinin şeref ve itibarını zedeler, hem de âile yuvasını tehlikeye düşürür.

Sadâkat ve bağlılığın bir diğer tezahürü ise, iki tarafın da birbirlerinin ana ve babalarına karşı gâyet hürmetkâr ve hizmet ehli olmalarıdır. Bu itibarla gelin olan hanım kızlarımız ve damat olan delikanlılarımız, kayınvâlide ve kayınpederlerine kendi anne-babaları gibi alâka göstermelidirler. Yarın kendileri de aynı noktada olacaklardır. Eğer hatâlı davranırlarsa, eskilerin tabiriyle: “Men dakka dukka!” yani: “Kim hile yaparsa hileye uğrar.” daha doğrusu “Eden bulur.” sözünün bir muhatâbı da kendileri olur. Yani yapıp ettiklerini kendileri de günün birinde aynen karşılarında bulurlar.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Huzurlu Aile Yuvası, Erkam Yayınları

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

  • Allah böyle aile olmayı ümmete nasip etsin.
    Ben böyle olamadım

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.