Fedakar Baba 10 Yaşındaki Engelli Oğlunu Okula Sırtında Taşıyor

Malatya'nın Yeşilyurt ilçesinde oturan Halil Şahin, 10 yaşındaki doğuştan bedensel engelli oğlunu bir kilometre uzaktaki okuluna yağmur, kar, çamur demeden engebeli yolları aşarak sırtında götürüyor.

Üç çocuk sahibi Halil ve Fatma Şahin çiftinin ilk çocukları 10 yaşındaki Batuhan Şahin, doğuştan bedensel engelli dünyaya geldi. Kendilerini çocuklarına adayan çift, Batuhan'ın her türlü ihtiyacını imkanları ölçüsünde karşılamaya çalıştı.

Aile, Batuhan'ın okula başlamasıyla yoğun bir tempoya girdi. Çocuğunun eğitiminden geri kalmamasını isteyen baba Şahin, kırsal Dilek Mahallesi Küllümağara mevkisinde Karakaya Baraj Gölü'nün kıyısındaki evlerinden oğlunu sırtında okula götürmeye başladı.

Yağmur, kar, çamur demeden her sabah yolları aşarak çocuğunu okula götüren baba, oğlunun eğitiminin aksamamasını sağladı.

Son dönemdeki uzaktan eğitim süreci hariç yaklaşık 3 yıldır oğlunu sırtında okula götüren baba, çevredekilerin ve Batuhan'ın öğretmenlerinin takdirini topluyor.

"Zor oluyor ama mecburum"

Halil Şahin, babasına ait evde ailesiyle yaşamını tüm zorluklara rağmen sürdürmeye çalıştıklarını söyledi.

Köyde tarım işleri ve hayvancılık yaptığını anlatan Şahin, hayatını engelli oğluna adadığını ifade etti.

Küllü Mağara Emine Uçkaç İlkokulu 2. sınıfına giden oğlunu ana sınıfından bu yana sırtında taşıyan Şahin, şöyle konuştu:

"Kendi imkanlarımla çocuğumu okula götürüp getiriyorum. Hava şartları ve yolun kötü olması nedeniyle bazen zorlanıyorum ama olsun yine de çocuğumu okula sırtımda götürüp getireceğim çünkü oğlum okulunu çok seviyor. Aşırı yağışta yolun çok kötü duruma gelmesi nedeniyle bazen çocuğumu okula götüremediğim günler de oluyor ama her zaman götürmeye gayret ediyorum. Kar yağsa da yol çamur olsa da oğlumu okula götüreceğim. Zor oluyor ama mecburum. Çocuğumu okutacağım, yürütmeye çalışacağım, bunun için elimden geleni yapacağım. Çocuğumu okutmak için her şeyi yapacağım."

"Devletimizden Allah razı olsun"

Engelli oğluna verilen maaş yardımından dolayı devlete teşekkür eden baba Şahin, "Devletimizden Allah razı olsun. Sadece ev ile okul arasındaki yolun daha iyi şartlara getirilmesini ve çocuğuma akülü sandalye verilmesini talep ediyorum. Bu konuda yardımcı olunursa çok seviniriz." dedi.

Anne Fatma Şahin ise zor şartlarda yaşamlarını sürdürdüklerini, tek isteğinin çocuğunun normal şartlarda okula gidip gelmesi olduğunu söyledi.

Bedensel engelli Batuhan Şahin de okulunu çok sevdiğini belirterek, "Büyüyünce polis olmak istiyorum." diye konuştu.

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.