En Mühim Dersimiz, Allâh’a Kul Olmaktır
Bu dünyaya; eğlenmeye, sadece yiyip içip istirahat etmeye gelmedik. Peki insan neden yaratıldı? Dünyaya geliş gayemiz nedir?
Bu dünyaya; eğlenmeye, sadece yiyip içip istirahat etmeye gelmedik.
Bu cihan bir mektep, bu kâinat âdetâ bir dershâne olarak tanzim edildi… Cenâb-ı Hak, bizi bu âlemde kulluk imtihanına tâbî tutmaktadır. Rabbimiz, insanlığa bu tahsilin icrâsı için, kitaplar ve peygamberler gönderdi.
En mühim dersimiz, Allâh’a kul olmaktır.
İşte bu cihanda, bir mü’min için; diğer bütün tahsillerin, diğer bütün derslerin, faaliyetlerin, bu zemine oturtulması gerekir. Yani bütün eğitimlerin, kulluğa hizmet etmesi îcâb eder.
Eğer kulluk zeminine oturtulursa, bütün ilimler faydalı hâle gelir.
Fakat eğer, en mühim ders olan kulluk dersine uymazsa, diğer bütün ilimler faydasız hâle gelir, hattâ zararlı olur, zâlim yetiştirir.
İşte haberlerde okuyoruz:
Kulluk dersi almamış, Allah korkusu taşımayan birtakım doktorlar, bîçâre bebeklerin ölümüyle neticelenen yolsuzluklar işlediler. Hâlbuki kulluk zemininde bir tıp tahsili, şefkatli bir tedavi ve şifâya vesile olur.
Kulluk dersi almadan verilen hukuk tahsili, cellâtlar yetiştiriyor. Hâlbuki kulluk zemininde olsa, adâlet tevzî etmeye vesile olur.
Fen ilimleri de, kulluk zemininde tefekküre vesile olur. Allâh’ın azamet tecellîlerini ve kudret nakışlarını temâşâya götürür. Kulluk zemininden uzak olduğunda; evrimci, tesadüfçü, nankör, alık ve nâdan kişiler yetiştirir.
Gazze’de katliâm yapan ve onu destekleyenlerin hepsi, zâhiren yüksek tahsilli. Fakat hepsinin ortak hususiyeti; bu tahsillerin Allâh’a kulluk dersi zemininden kopuk olması, vahiyden uzak olması…
Evlâtlarımızın yabancı kültürlere özenmemesini sağlamak için, işte böyle kulluk zemininde bir tahsilin plânlanması ve uygulanması elzemdir.
Cenâb-ı Hak; bizleri ve nesillerimizi, kendilerine sonsuz mânevî nimetler verdiği, nebîler, sıddîklar, şehidler ve sâlihlerin yoluna hidâyet eylesin.
Bizleri, gazaba uğrayanların ve dalâlete düşenlerin çirkin yollarından ve fecî âkıbetlerinden muhafaza buyursun. Âmîn!..
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Yüzakı Dergisi, Yıl: 2025 Ay: Aralık, Sayı: 250








YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!