Âhir Zamanda Yaşanan Huzursuzlukların En Mühim Sebeplerinden Biri
içinde bulunduğumuz âhir zamanda yaşanan huzursuzlukların en mühim sebepleri nelerdir? “Herkeste var, bende niye yok?” gibi, yersiz düşüncelerin doğruduğu tahribatlar nelerdir?
Şeyh Sâdî Hazretleri buyurur:
“Nerede sıkıntı çekmiş, sefâleti tatmış birini görsen, bakarsın ki tamaha kapılıp kendini korkunç işlere atmış ve tehlikeli teşebbüslerde bulunmuştur. O derecede ki onun neticelerinden sakınmaz, âhiret azâbından korkmaz, helâl-haram nedir bilmez, onları birbirinden ayırt etmez.”
Sonu gelmez arzuların ve gereksiz ihtiyaç listelerinin reklâm ve modalarla zihinlere ve gönüllere dayatıldığı, tüketim çılgınlığının kamçılandığı, insanın kıymetinin, yaşadığı hayat standardıyla ölçüldüğü bir zamandayız.
Bu zamanda mânevî eğitimden, kanaat ve rızâ gibi kalbî meziyetlerden mahrum olarak yetişen nesillerin şuuraltına; huzur ve mutluluğun, daha çok kazanıp daha çok tüketmekle mümkün olduğu fikri aşılanıyor. Mânevî olgunluktan mahrum gönüller; “Herkeste var, bende niye yok?” gibi, yersiz düşüncelere kapılıyor. Bu fâsit düşünceler de ham nefisleri ihtirâsın pençesine düşürüyor, insanı helâl-haram demeden, her yanlış yolu mübah görme gafletine sürüklüyor.
İşte, içinde bulunduğumuz âhir zamanda yaşanan huzursuzlukların en mühim sebeplerinden biri de; hırsla perdelenen gönüllerde helâl-haram hassâsiyetinin kaybolmasıdır.
Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuşlardır:
“Öyle bir zaman gelir ki kişi malını helâlden mi, haramdan mı kazandığına hiç aldırış etmez.” (Buhârî, Büyû, 7, 23)
Mevlânâ Hazretleri de;
“Köpek bile atılan bir kemiği veya ekmeği koklamadan yemez.” buyurur. Demek ki helâl-haram ayrımı yapmadan dünyevî ve nefsânî menfaatlerin peşinde şuursuzca koşmak, insanı hayvanlardan da aşağı bir duruma düşüren, derin bir hamâkattir.
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Altınoluk Dergisi, 2025 – Kasım, Sayı: 477













YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!