Devlet Yurdundaki Engelli Öğrencilere 7/24 Hizmet

Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunca, yurtlarda barınan engelli öğrenciler için, 7/24 erişim sağlayabilecekleri “Engelsiz İletişim” projesi başlatıldı.

Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu’nun (KYK), yurt yerleştirmelerinde ve burs tahsisinde engelli öğrencilere öncelik tanıyor. Sağlık Kurulu raporu ile yüzde 40 ve üzerinde engelli olduğunu belgelendiren öğrenciler, yurtlarda öncelikli olarak barındırılıyor, burs imkanından faydalanıyor.

81 il ve KKTC’deki 794 yurtta bin 534 engelli öğrenci, kendileri için tasarlanan özel odalarda barınıyor. Yurtlarda engelli öğrenciler için ayrılmış toplam 2 bin 420 yatak bulunuyor. KYK, toplam 3 bin 694 engelli öğrenciye de burs veriyor.

Engelli öğrencilerin günlük yaşamlarını kolaylaştıracak rahat ve sorunsuz sürdürebilmelerine imkan sağlayacak şekilde yeni ve modern yurtlar inşa ediliyor. Mevcut yurtlarda da her il ve ilçede en az bir kız ve bir erkek yurt bloğunda olmak üzere TSE 911 standartlarına uygun rampa ve asansörler yapıldı, görme engelli öğrenciler için kılavuz zemin hazırlandı.

ÖĞRENCİLERİN YURT HİZMETLERİ HAKKINDA GÖRÜŞLERİ ALINIYOR

Öte yandan, engelli öğrenciler yurdun fiziki yapısı, yurt hizmetleri, ortak kullanım alanları ile ilgili soru ve sorunlarını Kurumsal İletişim Merkezine iletebiliyor.

KYK tarafından, engelli öğrencilerin yurtlardaki yaşamlarının daha da iyileştirilmesi amacıyla yeni bir proje başlatıldı.

“Engelsiz İletişim” projesi kapsamında, yurtlarda sağlık kurulu raporu ile yüzde 40 ve üzeri engelli olduğunu belgelendiren öğrencilere, ortak alanlara erişim, burs/kredi alıp almadıklarına ilişkin sorular sorulacak, merkeze 7/24 erişim sağlayabilecekleri bilgisi aktarılacak.

Öğrencilerin yurt hizmetleri hakkında görüşlerinin alınacağı proje kapsamında, engelli öğrencilerin sorunları ve talepleri rapor haline getirilerek, daha iyi ve kaliteli hizmet için ilgili birimlerce değerlendirilecek.

Kaynak: AA

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.