Çad Cumhurbaşkanı Adayından Seçim Öncesi Mezunu Olduğu Trakya Üniversitesi’ne Ziyaret

Trakya Üniversitesi mezunu Malloum Yoboide Djeraki, ülkesi Çad’da gerçekleştirilecek cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday oldu. Djeraki, seçimler öncesi Türkiye’ye gelerek mezunu olduğu üniversiteyi ziyaret etti.

Çad’da Demokratik ve Sosyalist Değişim Partisi’nin (PDSA) kurulmasına liderlik eden ve şu anda partisinin genel başkanı olan Trakya Üniversitesi Edirne Meslek Yüksekokulu Gümrük İşletme Bölümü mezunu Malloum Yoboide Djeraki, adayı olduğu Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi Türkiye’ye geldi.

“BİR SONRAKİ ZİYARETİMİ CUMHURBAŞKANI OLARAK YAPACAĞIM”

Mezunu olduğu üniversiteyi ziyaret eden Djeraki, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu ile görüştü ardından Selimiye Camii’ni gezdi. Mezunu olduğu üniversiteye cumhurbaşkanı adayı olarak gelmenin kendisi için çok farklı hissettirdiğini ifade eden Djeraki, “Türkiye’yi seviyorum ve burada çok güzel anılarım var. Türkiye ile var olan güzel ilişkilerimizi daha da üst seviyeye taşımak istiyorum. Umuyorum ki buraya bir sonraki ziyaretimi cumhurbaşkanı olarak yapacağım” dedi.

“DEVLETİMİZİN POLİTİKALARI BİR KEZ DAHA ANLAM KAZANDI”

Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, mezun öğrencilerini bu tür görevlere aday olarak görmekten mutluluk duyduklarını belirterek, “Bugün 5 binden fazla uluslararası öğrencimizle başta Balkanlar olmak üzere dünyanın birçok noktasında Trakya Üniversitesi öğrencisi ve mezunu görmek mümkün. Bu da bizleri onurlandırıyor, gururlandırıyor. Devletimizin bu konuda ürettiği politikaların ve YÖK’ün gösterdiği çabaların ne kadar anlamlı olduğu bir kez daha kanıtlanmış oldu” ifadelerini kullandı.

Kaynak: AA

500 BİN SURİYELİ ÇOCUK EGİTİM GÖRECEK

500 Bin Suriyeli Çocuk Eğitim Görecek

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.