Büyük Selçuklu Devleti Sultanları

Sırasıyla Büyük Selçuklu Devleti sultanları kimlerdir? Büyük Selçuklu Devleti sultanları hangileridir ve bu sultanlar döneminde hangi gelişmeler olmuştur?

Büyük Selçuklu sultanları, 1029-1157 yılları arasında hüküm sürmüşlerdir. Büyük Selçuklu sultanları sırasıyla;

Tuğrul Bey, Büyük Selçuklu Devleti’nin kurucusu ve ilk hükümdarıdır. Büyük Selçuklu Devleti Tuğrul Bey tarafından 1037 yılında Nişabur’da kuruldu. Büyük Selçuklu Devleti’nin en parlak dönemini yaşadığı hükümdar, Sultan Melikşah dönemidir. Büyük Selçuklu Devleti’nin son hükümdarı ise Sultan Ahmet Sencer’dir. Sultan Sencer, Büyük Selçuklu Devleti’ni yeniden toparlamaya çalıştıysa da kumandanlar arasındaki nüfuz mücadelesi yüzünden başarılı olamadı. 1157 yılında onun ölümüyle Büyük Selçuklu Devleti tarih sahnesinden çekilmiş oldu.

SELÇUKLU HANEDANI

Dukak Bey, Selçuklu hanedanının atası Selçuk Bey’in babasıdır. Oğuz Yabgu Devleti’nde idarî, siyasî ve askerî nüfuza sahip bir şahsiyetti. Cesareti, kuvveti, ileri görüşlülüğü ve devlet işlerindeki başarılarından dolayı “Temür-Yalığ” (demir yaylı) lakabıyla anılırdı.

Selçuk Bey, Büyük Selçuklu Devleti'ne adını veren kişidir. Selçuk Bey’in ailesi Oğuzlar’ın Kınık boyuna mensuptur. Oğuz beylerinden Dukak’ın oğludur. Selçuk Bey, Cend şehrinde hakimiyet kurdu. Karahanlılar ve Samanîler arasındaki mücadelede Samanîlerin yanında yer aldı. Bir savaşta ölen oğlu Mikail’in oğulları olan Tuğrul ve Çağrı beyleri yanına alarak kendi yetiştirdi. 1007 veya 1009 yılında Cend’de vefat etti.

Mikail Bey, Selçuklu hanedanının atası olan Selçuk Bey’in en büyük oğlu; Çağrı Bey ve Büyük Selçuklu Devleti’nin ilk sultanı Tuğrul Bey’in babasıdır.

Arslan Yabgu, Selçuk Bey’in Mikail Bey’den sonraki büyük oğludur. Türkiye Selçuklu Devleti’ni kuran Kutalmışoğlu Süleyman Şah’ın dedesidir.

Musa İnanç Bey Selçuk Bey’in dört oğlundan biriydi. Ağabeyi Arslan Yabgu, Gazneliler’e esir düştüğünde ailenin başına geçmek istedi ancak yeğenleri Tuğrul ve Çağrı beylerin gölgesinde kaldı.

 

BÜYÜK SELÇUKLU DEVLETİ SULTANLARI LİSTESİ

ismi

Unvan

Doğum-Ölüm

Hükümdarlık Başlangıcı-Sonu

Ailesi

Not

 

Tuğrul

Bey, Sultan, Ruknedein, Abutalip

995-1063

1029-1063

Selçuk Bey oğlu Mikail'in oğlu

   

Alparslan

Adudeddevle Ebu Şuça, Sultan

1039-1072

1063-1072

Tuğrul Bey'in kardeşi Çağrı Bey’in oğlu

Esir alınmış bir kale komutanı tarafından şehit edildi.

 

Melikşah

Sultan Celalü’ldevle ve’d-din Müizzuddin Ebu’l Feth Melikşah

1055-1092

1072-1092

Alparslan'ın oğlu

   

Mahmut

Nasireddin, Abulkasem, Sultan

1086-1094

1092-93

Melikşah'ın oğlu

Beş yaşında sultan ilan edildi. 1093-1094’te İsfahan ve Fars bölgesi tabi hükümdarı.

 

Berkyaruk

Ebu Muzaffer Rükneddin

1080-1105

1094-1105

Melikşah'ın oğlu

   

2. Melikşah

Muizziddin, Ebulfeth, Sultan

1101-?

1105

Berkyaruk'un oğlu

Amcası Muhammed Tapar tarafından tahttan indirildi ve kör edildi.

 

Muhammed Tapar

Giyaseddin, Ebuşucca, Sultan

1082-1118

1105-1118

Melikşah'ın oğlu

   

Ahmed Sencer

Muizziddin, Ebulhareth, Sultan

1085-1157

1118-1157

Melikşah'ın oğlu

   

SULTAN BERKYARUK KİMDİR?

Sultan Berkyaruk Kimdir?

SULTAN MUHAMMED TAPAR KİMDİR? - MUHAMMED TAPAR’IN HAYATI VE DÖNEMİ

Sultan Muhammed Tapar Kimdir? - Muhammed Tapar’ın Hayatı ve Dönemi

SULTAN SENCER KİMDİR?

Sultan Sencer Kimdir?

SELÇUK BEY KİMDİR?

Selçuk Bey Kimdir?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.