Beş Vakit Namaz ve Sırat Köprüsü Kavramının Zerdüştlük’ten İslam’a Geçtiği İddiaları Doğru mudur?
Beş vakit namaz ve sırat köprüsü kavramının zerdüştlük’ten islam’a geçtiği iddiaları doğru mudur?
Hazırlayan: Doç. Dr. Yasin GÜZELDAL
İslamiyet'teki beş vakit namaz ve Sırat köprüsü gibi kavramların Zerdüştlük inancından alındığına dair iddialar özellikle Dinler Tarihi alanında sıkça tartışılmaktadır. Bu tartışmaları sağlıklı bir zeminde yürütebilmek için, öncelikle dinler arası "benzerlik" olgusu ile doğrudan tarihî aktarım (iktibas) kavramlarını birbirinden net bir şekilde ayırmak gerekmektedir. İki farklı inanç sisteminde benzer motiflerin yer alması, o motifin mutlaka birinden diğerine kopyalandığı anlamına gelmez. Bu motifler, yaşadıkları çağın ortak kültürel havuzunda dolaşıma girerek farklı dinlerde ve farklı zamanlarda yeniden üretilmiş olabilir. (Katz, 2013) Ayrıca olaya İslami perspektifle bakınca da dinlerdeki bu tür benzerlikler aslında vahiy geleneğinin sürekliliği olarak da değerlendirilebilir. Nitekim Kur’an-ı Kerim, ibadetin sadece son vahyin muhataplarına özgü yeni bir yükümlülük olmadığını, bilakis önceki peygamberler ve ümmetler için de dinî hayatın asli bir unsuru olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Zerdüştlük’te gün, ibadet ve dua düzeni bağlamında "gāh" olarak adlandırılan beş zaman dilimine (hāwan, rapihwin, uzērin, ēβsrūsrim ve ušahin) ayrılmıştır. (Malandra, 2022) Her bir vakit için okunması gereken metinler belirlenmiştir. Söz konusu durum, "günde beş defa" ibadet fikrinin Zerdüştlük’te kurumsal bir şekilde var olduğunu göstermektedir. (Boyce, 2001, 32) Ancak bu rakamsal benzerlik, tek başına namaz özelinde doğrudan bir aktarım olduğunu ispatlamaz. İslam geleneğindeki farz namazın rükünleri (kıyam, rükû, secde vb.), rekât sayıları ve fıkhî şartları ile Zerdüşt "gāh" pratiği yapısal, sembolik ve maksat olarak birbirinden farklıdır. İslam'da beş vakit namazın farziyeti dışarıdan bir iktibasla olmamış, Kur'an'ın farklı ayetlerive "elli vakitten beş vakte indiriliş" (İbn Mâce, 2009, 4/307) şeklindeki Miraç hadisesi gibi hadis kaynaklı çerçevelerle temellendirilmektedir. Dolayısıyla eski çağlarda günü ibadet vakitlerine bölmek, birçok farklı dinî çevrede doğal olarak karşılaşılan yaygın bir uygulamadır. (Rubin, 1987)
Eskatoloji (ahiret inancı) bağlamında, Zerdüştlük’te yer alan Çinvat (Činwad) Köprüsü ile İslamiyet'teki Sırat Köprüsü arasında ise dikkat çekici paralellikler bulunur. Zerdüşt inancına göre ruhların hesap günü geçmek zorunda olduğu Çinvat köprüsü, kötüler için "ustura gibi" daralıp onların kötülükleri sebebiyle cehenneme düşmesine neden olurken, salih kişiler için rahat ve hoş bir geçiş sunar. (Tafażżolī, 1991; Alıcı, 2012, 146) İslam'ın ana kaynağı olan Kur'an-ı Kerim'de ise "sırat" kavramı ağırlıklı olarak "yol veya istikamet" anlamında semantik bir çerçevede kullanılır. Buna mukabil cehennemin üzerine kurulu olan ve "kıldan ince, kılıçtan keskin" olarak tasvir edilen fiziksel köprü imgesi ise daha çok hadis literatüründe ve sonraki itikadi metinler ile sanat tasvirlerinde görülmektedir. (Müslim b. Haccâc, 1955, böl. Kitâbü’l-Îmân, 302) Dolayısıyla iki köprü tasavvuru arasındaki daralma-genişleme ve düşme- şeklindeki kurtuluş şemasındaki benzerlikler güçlü olsa da tarihî temas noktaları ve motifin metinsel içeriği, mahiyeti, yerleşimi birlikte düşünülmeden “zorunlu bir aktarım" hükmü verilemez.
Bazı Dinler Tarihi araştırmacılarının bu tür yapısal benzerlikleri yalnızca Pers İmparatorluğu dönemindeki kültürel etkileşime ve tarihi asimilasyona bağlayan yaklaşımları, dinlerin ilahi menşeini göz ardı etmektedir. İslam, tarih sahnesine izole ve köksüz bir din olarak değil, Hz. Âdem'den beri süregelen hak dinler silsilesinin son ve mükemmel halkası olarak inmiştir. Nitekim İslam fıkhında Mecusilere (Zerdüştlere) tamamen putperest bir topluluk muamelesi yapılmamış, onlara "Ehl-i Kitap" statüsüne yakın bir hukuki zemin tanınmıştır (Gündüz, 2003). Nitekim Hz. Peygamber (s.a.v.), Mecusilere bazı hususlar dışında Ehl-i kitap muamelesi yapılması gerektiğini ifade etmiştir (İbn Ebî Şeybe, 1994, 7/584). Dolayısıyla, sırat köprüsü veya günde beş vakit Yaratıcı'ya yöneliş gibi ortak unsurlar, bir inancın diğerini taklit etmesi olarak değerlendirilmemelidir. Bunlar, insanlığın ortak hafızasında yer alan evrensel ilahi mesajın tarih içindeki yankılarıdır.
KAYNAKÇA
- Alıcı, Mehmet. Kadîm İran’da Din: Monoteizm’den Düalizm’e Mecusi Tanrı Anlayışı. İstanbul: Ayışığı Kitaplığı, 2012.
- Boyce, Mary. Zoroastrians. London: Routledge, 2001.
- Gündüz, Şinasi. “Mecûsîlik”. TDV İslâm Araştırmaları Merkezi. 2003. Erişim 25 Şubat 2026. https://islamansiklopedisi.org.tr/mecusilik
- İbn Ebî Şeybe, Abdullâh b. Muhammed. el-Musannef. Beyrut: Dâru’l-Fikr, 1994.
- İbn Mâce, Ebû Abdillâh Muhammed b. Yezîd. Sünen İbn Mâce. Beyrut: Müessesetü’r-Risâle el-Âlemiyye, 2009.
- Katz, Marion Holmes (ed.). “Canonical Prayer (ṣalāt) and Supplication (duʿāʾ): Development and Rules”. Prayer in Islamic Thought and Practice. 10-43. Themes in Islamic History. Cambridge: Cambridge University Press, 2013. https://doi.org/10.1017/CBO9781139034333.002
- Malandra, William W. “KHORDEH AVESTA”. Encyclopaedia Iranica. 19 Nisan 2022. Erişim 25 Şubat 2026. https://www.iranicaonline.org/articles/khordeh-avesta-2/
- Müslim b. Haccâc, el-Kuşeyrî. el-Câmiʿu’s-sahîh. ed. Muhammed Fuâd Abdülbâkî. Kahire: Dâru İhyâi’t-Türâsi’l-Arabî, 1955.
- Rubin, Uri. “Morning and Evening Prayers in Early Islam”. Jerusalem Studies in Arabic and Islam 10 (1987), 40-64.
- Tafażżolī, Aḥmad. “ČINWAD PUHL”. Encyclopaedia Iranica. 15 Aralık 1991. Erişim 25 Şubat 2026. https://www.iranicaonline.org/articles/cinwad-puhl-av/




YORUMLAR
Bu makaleye çok şaşırdım.