Benekli Muzun Sıradışı Faydaları

Eğer siz de insanların çoğu gibiyseniz muzların tadını daha olgunlaşırken çıkarırsınız. Alışveriş yaparken muzların daha yeşilsi olanlarını alırsınız. Onları olgunlaşırken, sarıya dönüşürken ve lekesizken yiyorsunuz.

Haftanın sonuna doğru, kahverengi lekelerin yavaş yavaş oluştuğu ve sonra tüm muza yayıldığı zaman, muzun kötü olduğunu ve sizin için artık yararlı olmadığını düşündüğünüz için onları çöpe atarsınız. Çünkü dürüst olmak gerekirse, fazla olgun olan ve artık iyi tadı olmayan diğer meyveleri de atıyorsunuz.

ŞİMDİ TEKRAR DÜŞÜNÜN!

Araştırmalara göre oluşan kahverengi lekeler muzun sırf daha olgun olduğunu değil, aynı zamanda bağışıklık sistemimizi güçlendiren bir şey içerdiğini gösterir. Bu özellik tümör nekroz faktöründe de bulunan bir özelliktir ve muzda zaten önceden ispatlanmıştır. Kansere karşı vücudumuzdaki enfekte veya iltihaplı bölgelere vücut hücreleri taşıyarak savaşır. Sonuç olarak bu hücreler yok edilir ve tümör hücrelerinin büyümesini engeller.

Muzun ayrıca içerdiği antioksidanları ile kombine edilirse de beyaz kan hücreleri güçlenir ve bağışıklık sistemimizin gelişmesini destekler. Bu nedenle muzları çöpe atmak yerine onları yemek çok mantıklı.

İNANILMAZ BESLEYİCİ

Olgun muzların bağışıklılığı arttırma kalitesi bu meyvenin sizin için iyi olmasının tek nedeni değil. Beslenme konusunda muzların en az takdir edilen meyvelerden bir tanesi olduğu doğrudur. Meydana çıkan ve egzotiği ile ilgimizi çeken yeni meyvelerden dolayı muzun gerçekten ne kadar çok vitamine, besinlere, safra maddesine ve doğal meyve şekerine sahip olduğunu unutuyoruz.

Muhtemelen 'günde bir elma doktoru kendinden uzak tutar' sözünü değiştirmek ve muzu dahil etmek gerek. Bugünümüzde Amerikanlar elma ve portakalı birleşiminden fazla muz yiyorlar.

Muzun vücudunuzu sağlıklı tutmasının bir kaç nedeni daha var.

  1. Tansiyonun düşmesini sağlar

Muzların tansiyonu düşürmesinin ve seni felç veya kalp krizi geçirmekten korumasının sebebi az sodyum ve çok potasyum içermesidir. Sağlıklı bir kalbin meyvesidir.

  1. Mide ekşimesine karşı tedavi

Muzu doğal bir antiasit, asit bağlama maddesi olarak görünebilir. Bir muz bile mide ekşimesine faydalı olabilir ve böylece semptomları azaltabilir.

  1. Demir kaynağı

Kansızlık demir içeren bir beslenme ile tedavi edilebilir ve muz demir içerir. Kırmızı kan hücreleri ve hemoglobin oluşturmakta yardımcı olur ve vücudundan akan kanı güçlendirir.

  1. Enerji sağlar

Eğer spor salonuna veya herhangi bir yere gidip spor yapmak istiyorsanız öncesi bir veya iki muz yemeniz faydalı olabilir. Bir veya iki saat süre boyunca daha enerjik olmanızı sağlayacak. Yani sporunuzu bitirmek için yeterli olan bir süre.

  1. Mide için faydalı

Mide urları çekenler bazı besinlerden uzak durmaları önerilir. Besleyici meyve olsa bile, ağrılara sebep olması veya çıbanlara zarar vermesine sebep olabilir. Mide urları çeken insanlar muzu yumuşak ve hafif olmalarından dolayı sorunsuz yiyebilir. Hatta muzun lapa gibi olması mide duvarını asitler ve diğer yanılmalardan korur.

  1. Depresyona karşı yardımcı olur

Muzun depresyona karşı iyi gelmesinin sebebi yüksek düzeyde triptofan içermesi ve bunun vücutta serotine dönüşmesi ile açıklanır. Serotin ise insanı daha mutlu ve daha dengeli hale getirir ve genelde moralini daha yüksek tutar.

  1. Kabızlığı önler

Muz yeterli miktarda safra maddesi içerir ve bu nedenle bağırsak hareketliliğinin sürekli kalmasını destekler. Böylece doğal bir şekilde kabızlığa karşı korur.

  1. Sinirleri sakinleştirir

Bazı şeyler sizin zaman zaman stresli olmanızı veya moralinizin bozulmasını sağlar. Muz yemeği hiç düşündünüz mü? Şeker seviyenizi düzenlemenize yardımcı olabilir ve içerdiği B vitamini ile sinirlerinizi sakinleştirebilir. Sonuç daha rahat bir kişiliğe sahip olmanızdır.

  1. Vücut sıcaklığını kontrol eder

Dışarısı çok sıcak ise eğer, muzun vücudun sıcaklığını düzelttiğini unutmayın. Vücudunuz ateş nedeniyle sıcaklamış ise muzun bu sıcaklığı düşürebildiği de doğrudur.

Kaynak: Hekimzade

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.