Altınoluk Dergisinin Temmuz 2020 Sayısı Çıktı!

Altınoluk dergisinin 413. sayısı çıktı. Altınoluk dergisinin Temmuz 2020 sayısı “Müslümanca Yaşama Sanatı ” kapağıyla yayınlandı.

“Müslümanca Yaşama Sanatı ” kapağıyla çıkan Altınoluk dergisinin 413. sayısı şu şekilde takdim edildi.

Hayatı Elhamdülillah Yapmak

Bir Hak dostu öğrencisine şu tavsiyede bulunmuş: “Sıcak bir zamanda suyu ılık içersen ağzından kuru bir elhamdülillah sözü çıkar. Ama suyu soğutur da içersen bütün âzâların elhamdülillah der.”

Şükür sadece dilin ya da kalbin değil, bütün âzâların şükrü olduğunda başka bir yere irtifa edilir. İdrak ile zevkin vahyin ışığında birlikte yeşerdiği ve mahsûlü kalb-i selim, akl-ı selim ve zevk-i selim olan bu yeri biz Müslümanca yaşama sanatı olarak adlandırıyoruz.

Müslümanca yaşama sanatı, her nefesi şuurla alınıp verilen bir seyirdir. O seyre hayatı Âlemlere Rahmet Efendimiz’den bu yana akıp gelen bir güzellik mecrasına raptetme ile erilir. Oradan devşirilen ibret, hayret ve haşyet dersleri kalbin En Yüce Dost’a doğru seyrinin nakışlarına dönüşür. İdrak, zevk ve vahyin muhteşem birlikteliği o nakışların sahibini Müslümanca yaşama sanatının müşahhas bir numunesi yapar.

Bu ay vefatlarının sene-i devriyesini idrak ettiğimiz Hâce Musa Topbaş rahmetullâhi aleyh işte böyle bir müşahhas numuneydi. O’nu görenler; imanın aşkla yaşanmasından doğan manevi zevkin, akıl ve zekâ ile harika imtizacına şâhit olurlardı. Her tarafından ayrı ışıklar saçan bir kristali andıran bu hâl, şüphesiz Hakk’ın şeriatını fıtratının tabii bir hassasına dönüştürebilme marifetinin bereketiydi. O’nun hayatı bu zaviyeden, kulluk şerefini bütün şereflerin üzerine çıkarmış güzel bir kulun hamd ve şükür niyazıydı. Ezcümle O’nun hayatı, gönülden kopup gelmiş, işitene ferahlık veren “elhamdülillah” kelimesinin tezahürüydü.

Bu sayımız Musa Efendi rahmetullâhi aleyh’in şahsında Müslümanca yaşama sanatını konu ediniyor. O’nun, Rabbimizin Habîb-i Edîbi’ne râm olmuş güzel hayatında Müslümanca yaşama sanatına dair güzel misaller olduğuna inanıyoruz. Niyazımız istifadeye medar olmasıdır.

Ay sonunda hulûlü ile müşerref olacağımız Kurban Bayramınızı tebrik ediyor, bir sonraki sayımızda buluşmak temennisiyle hepinizi Allah’a emanet ediyoruz.

M.Lütfi Arslan

Altınoluk dergisi temin etmek ve abonelik için tıklayınız...

Taziye

Geçtiğimiz ay içerisinde Bursa’da Altınoluk adına her türlü hizmeti büyük bir gönül hoşluğu ile ifa etmiş muhterem Ahmet Kocabaş ağabeyimizi Rahmet-i Rahmân’a uğurladık. Ahmet ağabeyimiz Üstâdı Musa Efendi gibi Müslümanca yaşama sanatının müşahhas örneklerindendi. Dergimiz kurulduğu günden beri bizi hiç yalnız bırakmamıştı. Her türlü organizasyonumuzu seve seve üstlenmiş, abone çalışmalarında büyük fedakârlıklarda bulunmuştu. Sadece Bursa’nın değil, Bursa’ya giden her Altınoluk dostunun hizmetine koşan bir derya gönüllüydü. Allah kendisinden ebediyen razı olsun. Vefatından üç gün evvel kendisi ile röportaj niyetimizi ilettiğimizde: “yakında iyi olacağım, iyi olduğumda sizi arayacağım” demişti. Sözü yerde kalmadı; gerçekten zor bir hastalık döneminden sonra esas iyiliğe kavuştu ve bizi taziye için davet etmiş oldu. Emir Sultan Camisi’nde o gün Ahmet ağabeyimizden hayatın en derin dersini binlerce seveni ile birlikte aldık. O’nun bize anlattığını iç sayfalardan değil de tam da buradan vermek varmış. Yüzü güzel, özü güzel, hizmette öncü, tevazuda zirve Ahmet ağabeyimize rahmet niyaz ediyor, siz okuyucularımızdan ruhu için bir Fatiha ve üç İhlâs’ı esirgememenizi istirham ediyoruz.

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.