Altınoluk Dergisinin Şubat 2021 Sayısı Çıktı!

Altınoluk dergisinin 420. sayısı çıktı. Altınoluk dergisinin Şubat 2021 sayısı “Sade Hayat Müminin Markasıdır” kapağıyla yayınlandı.

“Sade Hayat Müminin Markasıdır” kapağıyla çıkan Altınoluk dergisinin 420. sayısı şu şekilde takdim edildi.

Altınoluk dergisi temin etmek ve abonelik için tıklayınız...

SADE HAYAT MÜ’MİNİN MARKASIDIR

İman bir nurdur, girdiği sadrı genişletir. Mü’min, nuruyla sekînet ve sükûnetin adresidir. Bakana Allah’ı hatırlatan simasıyla fıtratın sadeliğini yansıtır. Sadelik bu açıdan mü’mine en çok yakışan haldir. İmanda kemal, sadeliğin inkişâfıdır. Sade yaşamak imandandır; sadeleşenin imanı artar, imanı artanın hayatı güzelleşir. Hayatın güzelliği, sadeliğin asaleti ve ışıltısı ile görene huzur vermesindedir. Orada bir dünyevi esintiye tesadüf edilmez. Orada hissedilen imanın tadı ve vakarıdır.

Sade hayat müminin markasıdır. Özünde sahip olma duygusunu azaltmak vardır. “Bu benimdir” demek, “ben buna aitim” demenin bir başka şeklidir, çünkü sahip olduklarımız bir müddet sonra sahibimiz olmaya yeltenir, eşyanın önceliği önceliğimiz haline gelir. Her şeye emanet duygusu ile yaklaşmak bu duygunun panzehridir. Üzerine yeni bir gömlek giydiğinde “Bu, filanca talebemindir” diyen Hak dostunun hassasiyeti muhtemelen budur. Sadelik zihinde başlayan ve gönülde kemale eren bir mü’min tavrıdır.

Günümüzde minimalizm adı altında, hayatı sade yaşamaya yönelik çağrılar insanın şerefini daha çok tüketmesine endeksleyen kapitalist dünyadan kaçış çabaları olarak dikkat çekiyor. Bizler için sade hayat bir kaçış değil, Müslümanca yaşamanın fıtrî ve tabiî kodlarıdır. Sade hayat, tevhidin ve imanın gereği; Allah Rasûlü’nün hiç terk etmediği bir hayat tarzıdır. Biz zaten sade yaşamakla mükellefiz. Sadelik, tevhid merkezli hayatlar ile tevhid dışı hayatların fârik vasfıdır. Hakka götüren sade, batıla götüren gösterişli ve karmaşıktır. Hak sade, batıl karmaşıktır.

Sade hayatın merkezinde manevi hazlar vardır. Maddi haz öncelikli yaşayanlar sade hayatla yetinemezler. İnsaf, iktisat, itidal, teenni ve tasarruf gibi kelimelere yabancılaşırlar. Lüks, şatafat ve gösteriş hevesi ile dünyanın binbir çeşit alayişi arasında kendilerini kaybederler. Bu tevhid önceliğinin, iman selametinin ve mü’min safiyetinin kaybolması demektir ki bundan hepimiz için Allah’a sığınırız. Bu sayımızda bir iman göstergesi olan sade hayatı böyle bir hassasiyetle gündeme almayı teklif ediyoruz. Rasûlullah Efendimizin yaşadığı hayatın önceliklerini benimseme anlamında sade hayat zaten sürekli gündemimiz olmalıdır.

Marifet Meclisleri isimli eserimizin dağıtımı devam ediyor. Hak dostlarının ölümsüz metinlerinden derlenmiş bu hediye, evinize gelen her sayımız gibi, insanları Allah’ımıza, Allah’ımızı da insanlara sevdirme niyeti ile hazırlandı. ALTINOLUK’un bu güzel niyetine destek olmanız, hediye kitabımızı ve dergimizi bir ilave yüreğe daha ulaştırmanız, abone yaparak, abone bularak, bundan önce olduğu gibi bundan sonra da bizi yalnız bırakmamanız temennimizdir. Ay sonuna doğru üç aylar başlıyor. Bu mağfiret ikliminin ve yine ay bitmeden tes’id edeceğimiz Regaip Kandili’nin hayırlara vesile olmasını niyaz ediyoruz. Bir sonraki sayımızda buluşuncaya kadar Allah’a emanet olunuz efendim.

M.Lütfi Arslan

Altınoluk dergisi temin etmek ve abonelik için tıklayınız...

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.