Altınoluk Dergisinin Ekim 2023 Sayısı Çıktı

Altınoluk dergisinin 452. sayısı çıktı. Altınoluk dergisinin Ekim 2023 sayısı “Modern Cahiliye Virüslerine Karşı İSLAM, İMAN VE İHSAN AŞISI” kapağıyla yayınlandı.

“Modern Cahiliye Virüslerine Karşı İSLAM, İMAN VE İHSAN AŞISI” başlığıyla çıkan Altınoluk dergisinin 452. sayısının sunuş yazısı şöyle takdim edildi.

İSLAM’DAN İHSANA YOLCULUK

İlahi bir kanundur; her şey zevâle gider. Doğan büyür, büyüyen kemâle erer. Kemâl zirvedir; zirve ise iniş, bitiş ve yok oluşun başlangıcıdır. Fani âlemde bu hakikatin tek bir istisnası vardır o da manevi irtifadır.

Allah'a doğru giden yolun da yolcunun da zevâli yoktur, çünkü yolculuğun nihayeti yoktur. Sonlu bir hayatın içinde sonsuz bir seyir zevâli olmayan kemâli arar. Yolcu durmazsa yol da bitmez, seyir de, terfi de… Bitti diyenin gayreti bitmiş, duran kendisi durmuştur.

İslam, her şeyin zevâle gittiği şu âlemde sonsuz kemâli arayıp bulmanın yoludur. “İslam olanlar, rüşd yolunu arayıp bulanlardır” (Cin, 14) ilâhî fehvasınca Allah'a teslim olan, mükemmellik yoluna girmiştir. O behemehâl terfi edecek, sonsuza doğru bir seyir tutturacaktır.

Sonsuza doğru seyrin ilk menzili rüşd makamıdır. Rüşd, doğruyu tercih edebilme, doğru yolda olabilme olgunluğudur. İslam dairesine girerek râşid olanlara Allah imanı sevdirir, onu kalplerinin meylettiği bir çekiciliğe kavuşturur. Allah râşidlere küfrü, fıskı ve isyanı da çirkin gösterir.

İman, tadına varılan bir şey olduğunda ufukta ihsan menzili gözükür. İhsan, güzel Allah'ı görüyormuş gibi güzel yaşamak ve güzel işler yapmaktır. Güzel işin adı sâlih ameldir. Sâlih amel, iyilik zinciri doğuran ameldir. İhsan kıvamında güzellik çoğalan ve çoğaltan bir mahiyet kazanır.

İhsanın en büyük mükâfatı ilahi sevgiye ulaşmaktır. Allah muhsinleri sevdiğini ifade etmiştir. İslam'dan imana ve oradan da ihsana giden yol sevgi ödüllü bir güzel insan olma yolculuğudur. Allah'a teslim olmakla başlayan bu sürecin her nefesi bir terfi vesilesi olabilir. Yeter ki Allah’a teslimiyet gösterilsin.

Modern insan teslimiyeti acizlik olarak görüyor. Teslimiyet acizlik değil, Allah nezdindeki mevkiini bilmektir. İnsan Allah’ı unutup kendisini tek değer ölçüsü olarak görmeye başladığı andan itibaren cahiliye çukuruna tekrar yuvarlandı. Şimdi o çukurda, kalbindeki üç virüsle debeleniyor.

Üç virüs… Apateizm, hedonizm ve paraizm… Modern cahiliyenin insanı dini değerleri önemsemiyor; haz ve keyif odaklı olmayan hiçbir şeyle ilgilenmiyor ve kendi elleriyle yaptığı en büyük putuna, paraya tapıyor. Üç virüsün ortaklaşa yaptığı tahribat adına dünyacı diyebileceğimiz modern cahiliyenin insan modelini doğurmuştur.

Dini değerleri umursamayan, sadece hazzının peşinden giden ve bunu temin edecek araç olan parayı kutsayan dünyacılık hastalığının şifası Allah katındaki tek din olan İslam'dadır. Müslüman olmak, Allah’ın hakkımızdaki muradı İslam’ı hayatın merkezi yaparak ufkunda iman ve ihsan menzilleri olan bir olgunluk yolculuğuna çıkmak demektir. İslam, olgunluğun arayışı; iman, olgunluğun hayata yansıması; ihsan ise ortaya çıkan bu yansımanın ilâhî bir boyuta taşınmasıdır.

Bu sayımızda işlemeye çalıştığımız İslam’dan ihsana mükemmellik yolculuğu modern cahiliyenin nemelazımcı, hazcı ve paracı illetinin şifasıdır. Kendisini tek karar mercii görme çılgınlığı ile zıvanadan çıkmış insanlığın tekrar fıtrat ayarlarına dönmek için İslam’dan ihsana uzanan yoldaki seyirden başka çaresi yoktur. Bu düşüncelerle sizi dergimizle baş başa bırakıyor, İslam’ı güzel yaşamak eksenli dopdolu içeriğimizin istifadeye medar olmasını niyaz ediyoruz. Bir sonraki sayımızda buluşmak ümidiyle Allah’a emanet olunuz.

Dergiye ulaşmak için tıklayınız...

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.