Altınoluk Dergisinin Ekim 2020 Sayısı Çıktı!

Altınoluk dergisinin 416. sayısı çıktı. Altınoluk dergisinin Ekim2020 sayısı “Siyer-i Nebi Ömürlük Müfredat” kapağıyla yayınlandı.

“Siyer-i Nebi Ömürlük Müfredat” kapağıyla çıkan Altınoluk dergisinin 416. sayısı şu şekilde takdim edildi.

Siyer Hayat Tarzımızın Kaynağıdır

Siyer, mevcut çürümüşlüğün alternatifi ve insanlığın umudu bir hayatın talimidir. Ona düşmanlık insanlığa ve fıtrata ihanettir. Çünkü siyer, ilâhî daveti en tabiî şekilde teklif eder ve şefkat ve merhametin esas olduğu bir hayata çağırır. Yeryüzünün neresinde ve hangi kültürden olursa olsun ümmet, birliğini ve beraberliğini Hz. Peygamber’in hayat tarzı şemsiyesi altında birleşmeye borçludur. Siyer, hadis ve sünnet düşmanları, aslında hepimizi; yüzlerimiz, kıyafetlerimiz, özlerimiz ve hareketlerimiz ile tevhid eden Muhammedî hayat tarzının düşmanlarıdır. Bu düşmanlığa mukabelenin tek yolu siyer nimetinden istifademizi artırmaktan geçiyor. Siyerin teklif ettiği hayat umdelerini öğrenmek, öğrendiğimizi tatbik etmek ve tatbik ettiğimizle temsil liyakati kazanmak, bir diğer ifade ile siyeri ömürlük müfredata dönüştürmek bizi istemeyenlere verilecek en güzel cevaptır.

Siyer, hayatı nasıl yaşayacağımıza dair arı ve duru bir yoldur. Peygamber Efendimizin tabiri ile bu yolun gecesi gündüz kadar aydınlıktır. Sahabe efendilerimiz bu yolla insanlığın en seçkinleri olmuşlar, bu yolla dünyayı hallaç pamuğu gibi atmışlar ve Allah’ın rızasına erişmişlerdir. Bizim de lâyık olduğumuz yere gelmek ve dünyayı sâlihlerin varis olduğu bir yere dönüştürmek için yapmamız gereken bellidir: Sahabe efendilerimiz gibi Canımız Peygamberimizin rahlesinin önünde diz çökmek ve siyer müfredatının ömürlük talebeleri olmak…

Bu sayımızda tam da bu heyecanla bir siyer seferberliği teklif ediyoruz. Gelin, Rasûlullah Efendimizin örnek hayatını öğrenmeye başlayalım ve bu tahsili hiç bırakmayarak siyeri ömürlük müfredatımız yapalım. Salgının evlerimizi okula dönüştürdüğü bu zamanda siyer kaynaklarından daha fazla faydalanmanın yollarını araştıralım. Bu sayımızda yazılanlar, söylenenler ve dikkat çekilenler bunun besmelesi olsun. Rabbimizden Siyer-i Nebî’den istifademizi artırmasını dileriz.

Marifet Meclisleri isimli hediye kitabımızın dağıtımı devam ediyor. Eserimiz, muhtemelen içindeki 52 sohbetin sahiplerinin asırlara yayılmış bereketinden olsa gerek, hüsnü kabul gördü, takdir edildi; hamdolsun. Sizlerden bu güzelliği etrafınızdaki dostlarınızla paylaşmanızı istirham ederiz. Ay sonunda idrak edeceğimiz Mevlid Kandili’mizin hayırlara vesile olması niyaz ediyoruz. Gelecek sayıda buluşmak temennisiyle Allah’a emanet olunuz.

M. Lütfi Arslan

Altınoluk dergisi temin etmek ve abonelik için tıklayınız...

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.