Zatürre Neden Ortaya Çıkar? Bulaşıcı mıdır?

Kış hastalığı olarak bilinen, kronik rahatsızlığı olanlarda ise, daha ağır seyreden ve zaman zaman ölümle netîcelenebilen zâtürre ile ilgili uzmanlar mühim uyarılarda bulundu.

Kış mevsiminde sıklıkla görülen ve ağır geçen griplerin zâtürreye ortam hazırladığını belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ferah Ece, zâtürre ile ilgili merak edilenleri şöyle anlattı:

ZÂTÜRRE NEDEN ORTAYA ÇIKIYOR?

Akciğer lobunun iltihaplanması şeklinde ortaya çıkan, eşlik eden başka bir hastalığı olmayan hastalarda, günlük hayatı sırasında görülebilen, kronik bir rahatsızlık sahibi olan kişilerde daha ağır bir şekilde seyreden ve zaman zaman ölümle netîcelenebilen ateşli bir hastalıktır. Bu hastalıkta akciğerlerde bulunan hava kesecikleri iltihaplı bir sıvıyla dolduğundan akciğerlerin görevi olan oksijen alışveriş işlevi bozulur ve bu sebeple kanda oksijen düzeyi azalır. İltihaplanmaya virüs, bakteri veya mantar gibi mikroorganizmalar sebep olur.

BULAŞICI MIDIR?

Zâtürreye sebep olan bu mikroplar kişiden kişiye, yakın temas sonucu bulaşırlar. Hastalığın sıhhatli kişilere bulaşması, öksürük, aksırık ya da hasta kişilerin konuşması sırasında havaya yayılan damlacıkların doğrudan solunması yoluyla gerçekleşir. Kalabalık yerler, kapalı alanlar, insanların toplu hâlde yaşadığı okullar, askeriye ve yurtlar zâtürrenin bulaşma olasılığının fazla olduğu yerlerdir. Alkol uyuşturucu maddeler, sigara ve kötü hayat şartları, ağır grip zemin hazırlayan etmenlerdendir.

GRİP ZATÜRREYE ÇEVİREBİLİR Mİ?

Ağır geçen grip hastalığı zâtürreye ortam hazırlar, vücudu aşırı ölçüde zayıf düşüren hastalıkların seyri sırasında da zâtürre ortaya çıkar.

TEDÂVİSİ NEDİR?

Tedâvide antibiyotikler, gerekirse antiviral ajanlar, ateş düşürücüler kullanılması, oksijen alınması, su kaybını karşılayacak ölçüde sıvı alınması, yatak istirahati, bol vitaminli ve yüksek kalorili diyet ile hastanın çok iyi beslenmesi gerekir.

NASIL KORUNMAK GEREKİYOR?

Grip hava yolu ile bulaşan bir hastalık olduğundan, grip virüsüne yakalanmış insanların öksürme ve hapşırmaları ile ortama saçtıkları virüslerden korunmak için maske kullanmak en etkili yoldur.

Toplu taşıtlar, sinema, tiyatro gibi kalabalık yerlerde havalandırmanın iyi olmasına dikkat etmek, temizliğe ihtimam göstermek gibi tedbirlerle gripten korunmak mümkün olabilir.

Stres, vücut direncini azalttığı için hastalıklara da zemin hazırlayan en mühim etkenlerdendir. Bu sebeple, çeşitli yollar ile stresten uzaklaşmak sıhhatli kalmayı da beraberinde getirecektir. Sigara içmemek, düzenli uyumak alınacak diğer önlemler arasında sayılabilir.

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.