Yemen'de Yaklaşık 85 Bin Çocuk Yetersiz Beslenmeden Ölmüş Olabilir

Çocukları Kurtarın Vakfına göre, Yemen'de Nisan 2015 ila Ekim 2018'de 84 bin 700 çocuk akut yetersiz beslenmeden hayatını kaybetmiş olabilir.

Yemen'deki iç savaşta 5 yaşından küçük yaklaşık 85 bin çocuğun akut yetersiz beslenmeden yaşamını yitirmiş olabileceği bildirildi.

Çocukları Kurtarın Vakfının (Save the Children) Birleşmiş Milletlerin (BM) 5 yaşından küçük ve tedavi edilmeyen "aşırı akut yetersiz beslenme" mağduru çocukların ölüm oranlarına dayanarak hazırladığı raporda, Yemen'de Nisan 2015 ile Ekim 2018 arasında 84 bin 700 çocuğun akut yetersiz beslenmeden hayatını kaybetmiş olabileceği hesap edildi.

ABLUKA ÖLÜM GETİRİYOR

Raporda, rakamın, İngiltere'nin ikinci en büyük kenti Birmingham'da yaşayan 5 yaşından küçük çocukların nüfusuna denk geldiğine işaret edilerek, ablukanın daha fazla insanı kıtlık riskiyle karşı karşıya bıraktığı kaydedildi.

'Yemen'de yaklaşık 85 bin çocuk yetersiz beslenmeden ölmüş olabilir'

Vakıf, Yemen'e ithal edilen gıdanın yüzde 90'ının vardığı liman kenti Hudeyde çevresinde süren ağır çatışmaların durumu daha da kötüleştirdiğini, limanda aylık ithalatta 55 bin tonun üzerinde düşüş yaşandığını, bu miktarın 2,2 milyonu çocuk 4,4 milyon kişinin ihtiyaçlarını karşılayabileceğini vurguladı.

Çocukları Kurtarın Vakfı, tarihsel çalışmalar temel alındığında Yemen'de akut yetersiz beslenme tedavi edilmezse her yıl çocukların yüzde 20 ila 30'unun yaşamlarını kaybedeceğine dikkati çekti.

ÇOCUKLAR AÇLIKTAN ÖLÜYOR

Vakfın Yemen direktörü Tamer Kirolos, ülkede her bir çocuk bombalar ve kurşunlarla öldürülürken onlarcasının açlıktan hayatını kaybettiğini, bunun bütünüyle önlenebilir bir durum olduğunu söyledi.

Hudeyde'de 150 bin çocuğun hayati riskinin bulunduğuna işaret eden Kirolos, "Aileler çocuklarının eriyip gittiğine tanıklık ediyor ve bunun için hiçbir şey yapamıyor." ifadesini kullandı.

BM'ye göre, dünyanın en kötü insani krizinin yaşandığı Yemen'de, nüfusun yarısını oluşturan 14 milyon kişi kıtlık riskiyle karşı karşıya.

Kaynak: AA

HÜDAYİ VAKFI’NDAN YEMEN İÇİN YARDIM ÇAGRISI

Hüdayi Vakfı’ndan Yemen İçin Yardım Çağrısı

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.