Ünye'de Her Mahalleye 4-6 Yaş Grubu Kur'an Kursu Açıldı

Ordu Ünye İlçe Müftülüğü tarafından, ilçedeki tüm mahallelerde 4-6 yaş grubundaki çocuklara yönelik Kur'an kursu açıldı.

Diyanet İşleri Başkanlığı, 4-6 yaş grubundaki çocukların değerler eğitimi alabileceği "4-6 Yaş Grubu Kur'an Kursu" projesini 2013-2014 eğitim-öğretim döneminde 10 ilde pilot olarak uygulamaya koymuştu.

O dönem Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğü görevini yürüten Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş koordinesinde hayata geçirilen "4-6 Yaş Grubu Kur'an Kursu" projesi, 2014-2015 eğitim-öğretim yılında ülke geneline yayıldı.

Her geçen yıl vatandaşlardan yoğun ilgi gören "4-6 Yaş Grubu Kur'an Kursu" projesi, okul öncesi eğitim-öğretim alanında önemli bir eksikliği giderdi.

İl ve ilçe müftülükleri, Diyanet İşleri Başkanlığı rehberliğinde ihtiyaçlar doğrultusunda çok sayıda 4-6 yaş grubu Kur'an kursunu hizmete açtı.

Her mahalleye 4-6 yaş grubu Kur'an kursu

4-6 yaş grubu Kur'an kurslarına ülke genelinde olduğu gibi Ordu'nun Ünye ilçesinde de vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.

İlçe Müftülüğü, gelen talepleri değerlendirerek ihtiyaca cevap vermek amacıyla ilçedeki tüm mahallelerde 4-6 yaş grubu çocuklara yönelik Kur'an kurslarını hizmete açtı.

İlçede sürdürülen çalışmaları Diyanet Haber'e değerlendiren İlçe Müftüsü Hüseyin Okuş, 4-6 yaş grubu Kur'an kurslarının hizmete girmesinde katkısı bulunan hayırseverlere teşekkür ederek, "Kur’an kursları ve 4-6 yaş grubu Kur'an kursları, ülkemizde önemli yaygın eğitim kurumlarındandır. Bu kurumların amacı, çocuklarımıza Kur'an ve sahih temel dini bilgileri öğretmektir. Bu kapsamda ilçemizde sayısı 5 olan 4-6 yaş grubu Kur'an kurslarımız hayırsever vatandaşlarımızın desteğiyle 13'e çıktı." dedi. 

Kaynak: Diyanet Haber
PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.