Uhud’da Rasulullah’ın Cesareti: “Ben Rasulullah’ım!” Nidası

Uhud’da Müslümanların zor anlarında Rasûlullâh’ın (s.a.v.) sarsılmaz duruşu, cesâreti ve ashâbına seslenişi…

Muhammed bin Mesleme şöyle der:

UHUD’DA RASÛLULLÂH’IN SARSILMAZ CESÂRETİ VE ASHÂBINI ÇAĞIRIŞI

Kulaklarımla duydum, gözlerimle gördüm ki müslümanlar Uhud’da bozuldukları zaman, dağa doğru kaçıyorlardı. Rasûlullâh da arkalarından:

“–Ey filân! Bana doğru gel. Ey filân, bana doğru gel. Ben Rasûlullâh’ım!” diye sesleniyordu. (Vâkıdî, I, 237)

Bu hakîkati beyan sadedinde Cenâb-ı Hak şöyle buyurmaktadır:

“O zaman siz, harp sahasından hızla kaçıyor ve kimseye dönüp bakmıyordunuz. Allâh’ın Rasûlü ise (büyük bir cesâret ve şecaatle olduğu yerde durarak) arkanızdan sizi çağırıyordu…” (Âl-i İmrân, 153)

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Faziletler Medeniyeti 1, Erkam Yayınları

İslam ve İhsan

PEYGAMBER EFENDİMİZ’İN CESARETİ VE KAHRAMANLIKLARI

Peygamber Efendimiz’in Cesareti ve Kahramanlıkları

ŞECAAT İLE İLGİLİ ÖRNEKLER

Şecaat ile İlgili Örnekler

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle