Peygamber Efendimiz’in Cesareti ve Kahramanlıkları
Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) cesareti ve kahramanlıkları, iman ve teslimiyetin en güzel örneklerini ortaya koyuyor.
Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Hazretleri yüksek şahsiyetlerine yaraşır bir şecaat ve kahramanlık timsâli idiler. Daha çocukken “Lât ve Uzza hakkı için” diyerek kendisinden bir şey istenildiğinde böyle cevap verdiler.
“Onlar adına benden bir şey istemeyin. Vallahi onları sevmediğim kadar hiçbir şeyi sevmez değilim.”
HZ. MUHAMMED’İN (s.a.v.) CESARET VE KAHRAMANLIK ÖRNEKLERİ
Genç Yaşta Gösterdiği Cesaret Örnekleri
On yedi yaşında amcasıyla beraber bir Yemen seferine çıkmışlardı. Bir vâdîde azıp kaçmış, vahşileşmiş bir deve gördüler. Genç Muhammed -sallâllâhu aleyhi ve sellem- derhal önüne geçip onu yularından yakalamışlardı.
Bedir ve Huneyn Savaşlarındaki Cesur Liderlik
Hz. Ali -radıyallâhu anh- anlatıyor: “Bedir’de savaş bütün şiddetiyle devam ederken bazan biz Hz. Peygamber’in -sallâllâhu aleyhi ve sellem- arkasına sığınıyorduk. Hepimizin en cesuru o idi. Düşman saflarına en yakın yerde o bulunurdu.” (Ahmed, I, 86)
Huneyn savaşında düşman savleti karşısında, İslâm ordusu geri çekilmek zorunda kalmıştı. Fakat Allah’ın Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- yerinde sebat ettikden başka, hayvanını mütemadiyen ileri sürmüş, düşman her taraftan, onu hedef almıştı. Vak’aya iştirak eden Berâ’ya -radıyallâhu anh- soruldukta:
– Sen de o gün ric’at edenler içinde miydin? O da:
– Evet, Ben de ric’at edenler arasında idim. Fakat şehâdet ederim ki Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- yerinden bir adım gerilemedi. Savaş, vahşi bir yangın gibi yayıldığı zaman hepimiz Rasûl-i Ekrem’in -sallâllâhu aleyhi ve sellem- etrafına sığındık. O’nun yanında durmak en büyük cesâret kaynağımızdı, buyurmuştur.(Müslim)
Enes bin Sabit -radıyallâhu anh- anlatıyor: “Bizim hepimizin en cesuru Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efenndimiz’di. Bir gün Medine’de düşmanın şehre girdiği haberi yayıldı. Herkes müdafaaya hazırlandı. Fakat Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- derhal hareket ederek eyerlenmesini bile beklemeden atın sırtına atlamışlar, şehrin istilaya uğradığı söylenen kısmına koşmuşlardı. Allah’ın Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- her tarafı teftiş ettikten sonra geri dönerek herkesi teskin ile korkanların korkusunu gidermişti. (Buhârî, İbn-i Hanbel)
Mekke'deki Boykot ve Zorluklar Karşısındaki Sabır
Kureyş’in kendilerine ve O’nu himaye ettiği için amcalarına karşı ilan edip, üç yıl bütün şiddetiyle devam eden boykota karşı, evinde namazına ve açıktan kitabullahı okumaya devamla fiilen cevap vermesi, dostlarını, işkence ve ölüm korkusundan Habeşistan’a gönderip Mekke’de bunlara tek başına sabretmesi, yardımına kendilerini vakfetmiş olan amcaları Ebû Tâlib ve zevceleri Hz. Hatice’yi -radıyallâhu anh- peş peşe kaybedip bütün arkadaşları da Medine’ye göçtüğü ve Mekke’de yalnız başına kalmış oldukları halde, her gün Kâbe’ye gidip ibadete ve kıraate devam edebilmesi, O’nun şecaat ve kahramanlıkta eşsiz olduğunu gösteren ve abideleştiren vasıflardır.
Peygamberimizin -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şecaat ile birlikte “Necdet” sıfatı vardı. Necdet; korku ve dehşet yerlerinde, olağanüstü haller karşısında sabır ve sebat göstermek, korkuya düşüp uygunsuz iş yapmamaktır. Mekke’de Kureyş müşrikleri O’nun evini kuşatmışlar, içeriden çıkar çıkmaz, canına kıymak için kılıçlarını sıyırmışlardı. O hiç korkuya kapılmadan, kapısını açmış müşriklerin başlarına toprak saçmış ve Yasin-i Şerif Sûresi’nin ilk ayetlerini okuyarak aralarından çıkıp gitmişti. (M. Zekâi Konrapa Peygamberimizin Hayatı)
Şehitlik Arzusu ve Allah Yolundaki Kararlılığı
Ebû Hureyre -radıyallâhu anh- anlatıyor:
Rasûl-i Ekrem’in -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurduğunu işittim:
“Nefsim, kudret elinde olan Allah’a yemin olsun ki bütün mü’minlerin, benim bulunduğum her savaşa katılmak arzuları olmasa ve orduya vasıta temin etme kaygusu bulunmasa idi istisnasız bütün savaşlara katılırdım. Kudret ve iradesiyle yaşadığım Allah’a yemin olsun ki Allah yolunda şehit olup dirilmek, tekrar tekrar şehit olup dirilmek, ve sonunda yine şehid olmak isterdim.” (Buhârî)
Kaynak: Sadık Dana, İslam Kahramanları 1, Erkam Yayınları










YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!