TRT - Diyanet İş Birliği İle Çocuk Kanalı Kurulacak

Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT) ve Diyanet İşleri Başkanlığı arasında “Çocuk Kanalı Protokolü” imzalandı.

TRT Genel Müdürlüğü ve Diyanet İşleri Başkanlığı iş birliğinde yayın hayatına başlayacak olan “TRT Diyanet Çocuk Kanalı” için protokol imza töreni düzenlendi.

Diyanet İşleri Başkanlığı Konferans Salonunda gerçekleştirilen imza törenine Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, TRT Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İbrahim Eren  ile iki kurumdan üst düzey yöneticiler katıldı. 

Törende konuşan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, TRT Genel Müdürlüğü ve Diyanet İşleri Başkanlığı işbirliğinde TRT Diyanet Çocuk Televizyonun kurulmasıyla çok hayırlı ve güzel bir faaliyetin temellerinin atıldığını belirtti.

Diyanet İşleri Başkanlığı ve TRT Genel Müdürlüğü arasındaki işbirliğinin çok eski zamanlara dayandığının altına çizen Başkan Erbaş, “1980’li yıllardan itibaren Diyanet İşleri Başkanlığı TRT’de Diyanet Saati programları yaparak bu işbirliğini başlatmıştı. 2012 yılında ise TRT Diyanet Televizyonun kuruluşuyla birlikte bu işbirliği en üst seviyelere çıktı. 2018 yılından itibaren yayın hayatına Diyanet Televizyonu olarak devam etsek de TRT’nin birikiminden hep istifade etmeye hep devam ettik. Bu vesileyle TRT Genel Müdürümüz İbrahim Eren’e teşekkür ediyorum.” dedi.

- Kur’an ve sünnet çizgisinde doğru dini bilgiye dayanan yapımlarla, çocuklarımızı yetiştirmemiz gerekiyor

Başkan Erbaş, çocukların milli ve manevi değerlerle desteklenmesinin önemine dikkat çekerek, “Çocuklarımıza kendi değerlerimizi tanıtamadık. Çocuklarımızı tercüme çizgi filmlerle ve filmlerle beslemeye çalıştık. Hâlbuki çocuklarımızı kendi milli değerlerimizle beslememiz gerekiyor. Kendi yapımlarımızla desteklememiz gerekiyor.” ifadelerini kaydetti.

İnsan karakterinin yedi yaşına kadar oluştuğunun altını çizen Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, “7 yaşına kadar oluşacak bu kadar karakter yapısında Diyanet İşleri Başkanlığımızın ve TRT Genel Müdürlüğünün katkısı olması gerekiyor. Bunu en güzel nasıl yapacağız. Yanlışlardan ayıklanmış, Kur’an ve sünnet çizgisinde doğru dini bilgiye dayanan yapımlarla, programlarla çocuklarımızı yetiştirmemiz gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Prof. Dr. Erbaş, Diyanet İşleri Başkanlığı ve TRT Genel Müdürlüğünün doğru dini bilgiye dayalı programlar yapmaktan taviz vermediğini belirterek, “Diyanet İşleri Başkanlığımızın danışmanlığıyla, katkılarıyla ve TRT Genel Müdürlüğünün işin başında olması, milli bir bakışla ve yerli bir duruşla sahiplenmesiyle çok güzel bir kanalın hayata geçirilmesi milletimiz ve İslam âlemi için büyük bir müjde ve mutluluktur.” dedi.

Necm Suresinin 39. ve 40. ayet-i kerimelerine işaret eden Başkan Erbaş, sözlerini şöyle tamamladı:

“İnsana ancak ve ancak çalıştığının karşılığı vardır. Ve o çalıştığının karşılığını görecektir.” diye Rabbimiz bizleri müjdeliyor. Bizler de samimi bir niyetle gayret edeceğiz ve Rabbimiz de bunun nimetlerini çocuklarımız üzerinden milletimize gösterecektir.”

- İslam dinini bilen çocuklar yetiştirilmesinde TRT katkı sunacak

TRT Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İbrahim Eren ise; TRT ailesi olarak şahsım ve kurumum adına böyle bir büyük projede bizlere güvendiğiniz inandığınız için sizlere şükranlarımı sunuyorum. Bu süreçte bizlere inanan bu projenin başlaması için çaba sarf eden ilgili başkan yardımcılarımıza ve genel müdürlerimize ayrıca teşekkür ediyorum. Diyanet İşleri Başkanlığımızın çocuklarımızın eğitimi için böyle bir projeye ihtiyaç duyması ve TRT Çocuk kanalının Türkiye’de en çok izlenen çocuk kanalı olarak tecrübeye sahip olması inşallah çocuklarımızın sizlerin gösterdiği editöryel çizgide bizlerin hazırlayacağı çizgi filmlerle geleceğe dair daha sağlam, umutla bakan ve aynı zamanda geçmişini bilen, İslam dinini bilen çocuklar yetiştirilmesinde TRT olarak böyle bir katkıda bulunacağımızdan çok mutlu olduğumu ifade etmek istiyorum. İnşallah, bizde TRT ailesi olarak söz vermiş olalım. Bugüne kadar ki bilgi, birikim ve TRT’nin tecrübelerinin hepsini en üst düzeyde bu projeye tüm arkadaşlarımızla birlikte dört elle sarılarak aktaracağımıza söz vermiş olalım.” şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş ve TRT Genel Müdürü İbrahim Eren tarafından “TRT Diyanet Çocuk Kanalı Protokolü” imzalandı.

Kaynak: Diyanet Haber
PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.