Çad'ın başkenti Encemine'de, 54 yaşındaki Fatıma Mousa, maddi durumunun yetersiz olmasına rağmen hayatını kendisi gibi öksüz ve yetim çocukların bakımına adadı.
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, yaklaşan ramazan ayı münasebetiyle bir basın toplantısı düzenledi.
Susuzluktan çatlamış bir toprağın bereketli yağmurlara hasret duyması gibi toplumumuzda hizmet ve alâkaya en fazla muhtaç kesimlerin başında; bir kanadı kırık olan yetimler ve yoksullar gelmektedir. Onlar bize Allâh’ın emânetleridir. “…Sen onları simâlarından tanırsın…” (el-Bakara, 273) ayetine kulak veren Mü'minler ihtiyaç sahibi olmasına karşılık bir şey isteyemeyen kalplerin olduğunu da bize haber veriyor.
Dünyanın her yerinde hidâyet bekleyen nice insan bize emanet, muhtaçlar bize emanet, yalnızlar bize emanet; garipler, kimsesizler, yetimler bize emanet… Az veya çok dünya malı bize emanet, her şey bize emanet…
Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı, Ramazan Projesi ile birçok Filistinli'ye iftar veriyor ve erzak yardımı yapıyor.
İHH İnsani Yardım Vakfı ile birlikte Milli Eğitim Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Eğitim-Bir-Sen geleceğin iyiliksever Türkiye’sini bugünden inşa etmek üzere uyguladığı “Her Sınıfın Bir Yetim Kardeşi Var – İyilikte Yarışan Sınıflar” projesi 2’inci yılında da başarıyla tamamlandı.
Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Kadın Aile ve Gençlik Merkezi (KAGEM) Müdürü Hicret Toprak, hayata geçirdikleri "Suriyeli Yetim Çocukların Eğitimi Projesi" kapsamında, 110 yetimin mezun olduğunu bildirdi.
Cenâb-ı Hak, insanı kâinatın en şerefli varlığı kılmış, yarattığı her şeyi de ona emânet etmiştir. Kendisine lütfedilen büyük bir salâhiyetle yaşayan insanın, Halık’ına karşı ciddî bir kulluk şuuru ve ihsan duygusu içinde bulunması zarurîdir.
İHH İnsani Yardım Vakfı dünyanın farkı ülkelerinden “Sponsor Aile Sistemi” ile desteklediği yetimleri 6. Uluslararası Çocuk Buluşması kapsamında 18 Ekim’de İstanbul’da bir araya getiriyor.
Allah Rasûlü –sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’i tanımanın ve O’na muhabbetin en büyük delîli, O’nun sünnetini güzelce tatbik edebilmektir. Kalplerde Muhabbet-i Muhammedî olmadan sünnete ittibâ, sûretâ ve zoraki bir ittibâdır ki, gönül feyzinden, rûhâniyet ve mânevî bereketten mahrumdur.