Altınoluk Dergisi bu ayki kapağı Kur’ân-ı Kerim'den dokuz ayetle "Ümmet İçin Rabbani Çerçeve" başlığını taşıyor.
Asr-ı Saâdet toplumu, incelik, nezâket ve zarâfet toplumuydu. Onlar, insanlar bir tarafa, hayvanlara ve bitkilere dahî nezâketle davranıyor, hiçbir şeyi incitmiyorlardı. Böylelikle İslâm’ın güler yüzünü temsîl edecek kıvâma ulaşıyorlardı.
Kıyamete yakın, 15 şeyi yapınca ümmetin başına gelecek belalar...
Dünya Müslüman Alimler Birliği Genel Kurulu'nda konuşan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, İslam coğrafyasının toparlanmasına ve ümmetin vahdetine alimlerin öncülük edeceğini söyledi.
Pakistan’ın ünlü şairi Muhammed İkbal, babasının imanının derinliğini ve eğitim yöntemini yansıtan bir hatırasını anlatıyor. Çocuk terbiyesinde üslubun ne kadar önemli olduğunu anlatan kıssa...
İlim, hilmi/yumuşak ve anlayışlı olmayı artırırsa işte o zaman, kendisinden bekleneni vermiş olur. İlim adamı da sevimli bir hilim kaynağı, kemal örneği ve “İlim ile hilmi nefsinde birleştirebilmiş kişi ne güzel insandır” takdirine layık bir kişi haline gelir.
Dr. Murat Kaya, Câbir bin Abdullah -radıyallahu anh- tarafından rivayet edilen ve Efendimiz -sallâllahu aleyhi ve sellem-'in kendisinden evvel hiç kimseye verilmeyen beş şeyi açıklıyor.
İslâm’ın birçok hükmü, sıhhatli bir cemaat teşekkülüne yöneliktir. Namaz, hac ve zekat gibi en temel ibadet hükümlerinde cemaatin zarureti ve faziletine dikkat çekilmiş, iyilik ve takvâ üzere birlik ve beraberlik içinde hareket edilmesi emredilmiştir.
Duâları kabul eden Allah Teâlâ’dır. O’nun esmâ-i hüsnâsından / en güzel isimlerinden biri de «اَلْمُج۪يب el-Mücîb / Duâlara icâbet eden»dir.
Târihimizde üç şahıs vardır ki bunlar, İslâm vahdeti yolunda kâ’bına erişilmez bir ferâgat ve firâsetle hareket ederek arkalarından serâpâ hayır ve fazîlet hâtırâları bırakmışlardır.